YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35386
KARAR NO : 2015/9537
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte, borçlunun takip konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek imza itirazında bulunduğu, ayrıca alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatı ve para cezasına hükmedilmesini talep ettiği, mahkemece itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK. 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
2) Borçlu … vekilinin temyiz itirazının yapılan incelemesinde;
İİK’nun 170/4. maddesinde; “İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.”Takibe konu çek incelendiğinde, takip alacaklısının lehtar, takip borçlusunun ise çekin keşidecisi olduğu görülmektedir.Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, imzanın borçlunun eli ürünü olmadığı belirlendiğine göre, senet lehtarı olan alacaklı, keşideci borçlu hakkında yaptığı takipte imzanın adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğundan ve dolayısıyla senedi takibe koymada en azından ağır kusurlu bulunduğundan, borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tazminat isteminin reddine karar verilmesi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.