Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2014/16271 E. 2015/2244 K. 19.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16271
KARAR NO : 2015/2244
KARAR TARİHİ : 19.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, hamil olan müvekkilinin davalılar hakkında kambiyo senedine bağlanmış alacağına dayalı olarak yaptığı ilamsız icra takibinin davalıların itirazı ile durduğunu belirterek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar adına dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu 01.08.2008 keşide tarihli 13.000,00 TL bedelli çekin davalı … tarafından düzenlendiği, diğer davalı ……’un da ciranta sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesi gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne icra takibinin 13.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, süresinde ibraz edilmeyen çeke dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı … keşideci, davacı lehtar konumunda olup, çek arkasındaki ilk ciro lehtara ait olmadığı gibi dava konusu çekin lehtardan diğer davalı …….’a ondan da ciro yoluyla tekrar davacı lehtara döndüğü anlaşılmaktadır. Davacı lehtar ile keşideci arasında temel ilişki bulunduğundan davacı, keşideciye karşı temel ilişkiye dayalı olarak alacak isteminde bulunabilir. Mahkemece davacıya davalı … ile arasındaki temel ilişkiyi kanıtlaması yönünde delillerin ibrazı sağlanarak yapılacak inceleme ve araştırma sonucu bu davalı hakkında bu bakımdan bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer davalı … …. yönünden ise, çekteki ciro silsilesi kopuk olduğu gibi, çek anılan davalı tarafından ciro yolu ile lehtar davacıya ciro edilmekle alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda artık davacının davalı …’dan alacak isteminde bulunabilmesi mümkün olmadığından bu davalı yönünden davanın reddi gerektiği de düşünülmeksizin karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.