YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7140
KARAR NO : 2015/9939
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 19.01.2015 tarih ve 2014/33791 Esas, 2015/955 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlunun, diğer şikayet nedenlerinin yanında, taşınmaz satış ilanı tebliğ işleminin de usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmıştır.7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesinde ”Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir” hükmü yer almaktadır. Tebligat Kanunu’nun 10/2.maddesine göre ise; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” Aynı Kanun’un 21/2.maddesi gereğince de; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ”Tebligat Kanunu’nun 23. maddesinin 1. fıkrasının 8. bendi uyarınca ise; ”Tebligatın adres kayıt sistemindeki adrese yapılması durumunda buna ilişkin kaydı…ihtiva etmesi lazımdır.”Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre de; ”Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.”
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 2l/2.maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilerek bu adrese T.K.’nun 21/2. maddesine göre tebligat yapılacağına dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunlu olup; tebligatı çıkaran mercii tarafından söz konusu şerh verilmeden dağıtıcı tarafından T.K.’nun 21/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamayacağı açıktır.Somut olayda şikayetçi borçlu adına çıkartılan satış ilanı tebligat zarfı üzerine “mernis adresi” olduğu yazılarak tebliğe çıkarıldığı ve posta memuru tarafından “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup tebliğ imkansızlığı sebebiyle TK.m. 21/2 gereğince … mahalle muhtarlığına tebliğ edilmiş olup 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırılmıştır” şerhi ile 01.04.2013 tarihinde tebliğ işleminin yapıldığı görülmüştür. Bu durumda, satış ilanı tebliğ evrakı üzerinde; tebligat mazbatasını çıkaran mercii tarafından T.K.’nun 23/1-8. ve Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği anlaşılmakta olup; dağıtıcının tebliğ işlemini T.K.’nun 21/2. maddesi uyarınca yapması yukarıda değinilen yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırıdır. Bu nedenle, sözü edilen tebligatın usulüne uygun yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunludur. Borçlunun, vekili aracılığıyla … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/108 esas sayılı dosyası üzerinden kıymet takdiri raporuna itiraz ettiği ve anılan mahkemenin 13.02.2013 tarih ve 2012/108 E.,2013/24 K. sayılı kararının takip dosyası arasında bulunduğu görülmektedir.Buna göre, borçlu kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre, satış ilanının, kıymet takdirine itiraz eden vekile tebliğ edilmesi gerekir.İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya, varsa vekiline tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi bulunmasına rağmen vekiline tebligat yapılmaması başlı başına ihalenin feshi sebebidir.Bu durumda mahkemece, borçlunun şikayetinin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken istemin reddi yönündeki hüküm tesisi isabetsiz olup, Dairemizce kararın bu nedenle bozulması gerekirken, onandığı anlaşılmakla, borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.09.2014 tarih, 2014/33791 E. – 2015/955 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 05.09.2014 tarih ve 2013/92 Esas-2014/105 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 16.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.