YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/198
KARAR NO : 2015/4507
KARAR TARİHİ : 01.04.2015
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/09/2014 tarih ve 2014/15-2014/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/27794 sayılı ve “…” ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin “…”, “…”, “…+Şekil”, “…” ibareli, 2010/72763, 2010/75078, 2006/… ve 2009/… sayılı markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın reddedildiğini oysa, müvekkilinin markalarının yeni, ayırt edici ve özgün olup, Türkçe ya da İngilizce birebir anlam karşılığının bulunmadığını, “…” kelimesinin ülkemizde silah kelimesi yerine ikame edilen alternatif bir kelime de olmadığını ayrıca, markaların iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduklarını, davalı başvurusunun müvekkiline ait markaların serisi olarak algılanacağını, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, … YDİK’in 5.12.2013 tarih, 2013-M-7204 sayılı kararının iptali ile davalı başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru markasındaki 13.sınıf mallar ile itiraza mesnet markalardaki malların aynı tür, başvurudaki 07 ve 37. sınıf mal ve hizmetlerin ise farklı olduğu, itiraza mesnet “…” “…” “…” ibareli markaların tamamında yer alan “…” ibaresinin Türkçe’de doğrudan bilinen bir anlamının bulunmadığı, tescil kapsamıyla birlikte düşünüldüğünde ise, “…” ve “…” ibarelerinin birleşiminden doğduğu, “…” ibaresinin İngilizce bir kelime olup, silah anlamına geldiği, “…” ibaresinin ise “…” ibaresinin kısaltması olduğu, bir bütün halinde “…” ibaresinin tüketici nezdinde “…” anlamına geldiği, davalı başvurusunda yer alan “…” ibaresindeki “…” ibaresinin İngilizce’de karşılığının “Teknik” olup, bir bütün halinde ise “Silah Tekniği / Teknolojisi” anlamına geldiği, tescil kapsamında yer alan 13.sınıf malların “SİLAH” emtiasına ilişkin olması Nedeniyle “…” ibaresinin tanımlayıcı olduğu, silah alan ya da satan son kullanıcılar ile ara satıcıların bilinçli tüketiciler olması nedeniyle her iki ibarenin anlamını kolaylıkla bilebileceklerinden markaların tescil kapsamının örtüşmediği mallar yönünden karıştırma ihtimali bulunmadığı gibi, tescil kapsamlarının örtüştüğü 13. sınıf silahlar yönünden de karıştırma ihtimalinin söz konusu olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, … … kararının iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı taraf uyuşmazlık konusu başvuruya itirazında dayandığı 2009/09867 sayılı ”…” ibareli markanın da dava konusu başvuru ile iltibas tehlikesi yaratacak derecede benzer olduğunu ileri sürmüştür. Bu durumda, mahkemece davacı adına tescilli 2009/09867 sayılı markanın da 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında, tescilli olduğu 13. sınıf mallar bakımından dava konusu başvuru ile iltibas tehlikesi yaratacak derecede benzer olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.