Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2017/3332 E. 2018/433 K. 19.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3332
KARAR NO : 2018/433
KARAR TARİHİ : 19.01.2018

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 53,
63 ve 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet
hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda, sanığın 5534437357 ve 5439011131 no.lu telefon hatlarında BYLOCK programının kullanıldığı ve banka kayıtları doğrultusunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Sanığın BYLOCK kullanıcısı olduğuna dair delilin suçun sübutu açısından belirleyici olması karşısında, Dairemizin 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararı ve 2017/1800 esas ve 2017/4837 karar sayılı dosyalar ile ByLock iletişim sistemine ilişkin açıklamalar ışığında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle
tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacaktır. Bu kapsamda; sanığı ByLock uygulamasını kullandığının teknik verilerle tespit edilmesinin gerektiği ve bu nedenle mahkemece Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumuna yazılan müzekkere cevabının sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, anılan müzekkere cevabı beklenilmeksizin yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi,
Kanun aykırı, sanık müdafiinin temyizi itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.