YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5146
KARAR NO : 2018/375
KARAR TARİHİ : 07.02.2018
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : TCK’nun 81/1, 35/2, 29, 62, 53/1, 63 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mağdur …’dan kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin sanık …’ın babası olan mağdur …’a karşı basit tıbbi müdahale ile giderilmesi mümkün yaralama ve mağdur …’ın sanık …’ın babası …’ın evine elektrik bağlatabilmesi için mağdur …’ın ikametine yakın direği kullanmasına izin vermemesi olduğu, bu eylemlerin ulaştığı boyut nazara alındığında sanık … lehine asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmasının oluşa ve dosya içeriğine göre yeterli olduğu anlaşıldığından tebliğnamenin bu husustaki (2) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdur …’a yönelik eyleminin sübutu kabul, tahrike ve takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sanığın üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiğine dair delilin bulunmadığına, sanığı meşru savunma halinde olduğu hususunun gözetilmediğine, tahrikin derecesine, eksik incelemeye, o yer Cumhuriyet savcısının sanık lehine tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Sanık …’ın babası olan … ile mağdur …’ın elektrik bağlanması hususunda tartıştıkları, tartışmanın kısa sürede kavgaya döndüğü ve …’in … ve görevli …’a karşı sopa ile vurması üzerine sanık …’ın olay yerine gelerek mağdurun hayati tehlike geçirmesine neden olan tek bıçak darbesi vurduktan sonra kaçarak uzaklaştığı olayda, sanık … ile mağdur … arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirecek nitelikte bir husumetin bulunmaması, engel hal olmadığı halde elinde bıçak bulunan sanığın mağdura ölüm neticesini alana dek vurmayarak olay yerinden kendiliğinden uzaklaşması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın eylemleriyle dış dünyaya yansıyan kastının yaralama olduğu hususu gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 86/1-3-e,87/1-d,son maddeleri uyarınca yaranın ağırlığı gözetilerek üst sınırdan cezalandırılması yerine suçun vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu maddeyle yaptığı uygulamanın hukuka aykırı olduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.