YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22272
KARAR NO : 2015/22497
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılar … Grubu Yapı ve Hizmet İşleri Tic.Ltd.Şti.ile Çağrı Nakliyat Taah.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı şirketlerin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin davalı işverenlerce haksız olarak sonlandırıldığını, bu nedenle kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil alacağı ve manevi tazminat ödenmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 30/04/2014 tarih ve 2012/381 E. 2014/213 K. sayılı kararı ile davanın, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve manevi tazminat talepleri yönünden reddi ile kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile yıllık ücretli izin ve ulusal bayram genel tatil alacağı talebi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, iş akdinin feshinde kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Belirsiz süreli iş sözleşmesinin taraflarca ihbar öneli tanınmak suretiyle ya da ihbar tazminatı ödenerek her zaman feshi mümkün ise de, bu hakkın da her hak gibi Medenî Kanunun 2 nci maddesi uyarınca dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına uygun biçimde kullanılması gerekir. Aksi takdirde fesih hakkının kötüye kullanıldığından söz edilir.
Fesih hakkını kötüye kullanan işveren, 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesi uyarınca, bildirim sürelerine ait ücretin üç katı tutarında tazminat ödemek zorundadır. Bahsi geçen tazminata uygulamada kötüniyet tazminatı denilmektedir.
Kötüniyet tazminatına hak kazanma koşulları ve tazminat miktarının hesaplanması açısından, 4857 sayılı Yasada önemli değişiklikler öngörülmüştür.
Yasanın 17 nci maddesinin altıncı fıkrasının açık hükmü gereğince, iş güvencesi kapsamında olan işçiler yönünden kötüniyet tazminatına hak kazanılması mümkün değildir.
1475 sayılı Yasada, “işçinin sendikaya üye olması, şikâyete başvurması” gibi sebepler ileri sürülerek iş sözleşmesinin sonlandırılması, kötüniyetin varlığı açısından örnekseme biçiminde sayıldığı halde, 4857 sayılı Yasada genel anlamda fesih hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmiştir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, işçinin işvereni şikâyet etmesi, aleyhine dava açması veya tanıklık yapması nedenlerine bağlı fesihlerin kötüniyete dayandığı kabul edilmelidir.
Tazminat miktarının belirlenmesi de Yasa ile açıklığa kavuşturulmuş, “kötüniyet tazminatının” ihbar önellerine ait ücretin üç katı tutarında olacağı belirtilmiş ve ayrıca ihbar tazminatının da ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Yasanın 17 nci maddesinin son fıkrasındaki düzenleme kötüniyet tazminatını da kapsamakta olup, bu tazminatın hesabında da işçiye ücreti dışında sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, davacı iş akdine aniden ve keyfi bir şekilde son verildiğini, 2010 yılı ocak ayında sigortasız çalıştırıldığını savunarak kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş, Mahkemece, 2010 yılı Ocak ayında davalı işyerinde çalıştığı halde çalışmasının kuruma bildirilmediği ve hastane müdürünce sözlü olarak iş akdine son verildiği gerekçesiyle kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Feshin kötüniyet ile gerçekleştirildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı ve şartların oluşmadığı gözetilmeden davacının talebi kabul edilerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesi hatalı ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının (9.), (12.) ve (13.) bendleri çıkarılarak yerlerine,
“9- Davacının davalılar … Nakliye Taahhüt Turizm Tekstil Güvenlik Sistemleri ve Temizlik Hizmetleri Tic.San.Ltd Şti. ile … Gurup Yapı ve Hizmet İşleri San.Tic.Ltd Şti’ne karşı açtığı KÖTÜNİYET TAZMİNATI İSTEMİNİN REDDİNE,
12- Ana dava ve birleşen 2010/87 Esas sayılı davaya ilişkin olmak üzere, alınması gereken 439,81 TL harçtan peşin alınan 237,60 TL harcın mahsubu ile kalan 202,21 TL harçtan 89,11 TL harcın davalı … Nakliye Taahhüt Turizm Tekstil Güvenlik Sistemleri ve Temizlik Hizmetleri Tic.San.Ltd. Şti.’den alınarak Hazine’ye irad kaydına, 113,10 TL harcın … Gurup Yapı ve Hizmet İşleri San.Tic.Ltd Şti’den alınarak Hazine’ye irat kaydına,
13- Bozma öncesi ve sonrası; asıl dava ve birleşen 2010/87 Esas sayılı davaya ilişkin olmak üzere, davacı tarafça yapılan ilk masraf 271,90 TL, iki adet bilirkişi gideri 460,00 TL, tebligat gideri 120,00 TL, posta gideri 47,70 TL ve peşin harç 237,60 TL olmak üzere toplam 1.137,20 TL yargılama giderinden;
A- Davanın red oranına göre 575,42 TL tutarının davacı üzerinde bırakılmasına,
B- Davanın kabul oranına göre 561,78 TL tutarının davalı işveren şirketlerin sorumluluğu gözetilip,
a- 314,23 TL tutarının davalı … Gurup Yapı ve Hizmet İşleri San. Tic. Ltd Şti’nden alınarak davacıya verilmesine,
b- 247,55 TL tutarının davalı … Nakliye Taahhüt Turizm Tekstil Güvenlik Sistemleri ve Temizlik Hizmetleri Tic. San. Ltd Şti’nden alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı … Grup Ltd. Şirketi ile davalı … Ltd. Şirketine iadesine, 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.