YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18943
KARAR NO : 2015/4766
KARAR TARİHİ : 06.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/07/2014 tarih ve 2014/109-2014/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ortağı olan müvekkilinin ödenmemiş kâr paylarının tahsilini talep eden ihtarnamesine olumsuz cevap verildiğini ileri sürerek öncelikle HMK’nın 400. maddesi uyarınca davalı şirketin kuruluşundan itibaren gelirlerinin, kayıtlı taşınmazlar ve diğer malvarlıklarının ve varsa kira gelirlerinin, şirket giderlerinin ve harcamalarının ne miktarda olduğunun, şirket tarafından yatırım yapılan hisseler ve oranlarının, kuruluştan itibaren ortaklık kar paylarının miktarının, müvekkilinin hisse değerinin, ödenmemiş kâr payı alacağının ne miktarda bulunduğunun tespiti ile bu miktar üzerinden ödeme yapılmasını, buna göre şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 09.11.2010 tarihinde yapılan 2008 ve 2009 yılları olağan genel kurulu toplantısında kârın dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacı veya halefinin bu karara muhalefet etmediğini, öncelikle genel kurul kararının iptalinin gerektiğini, bu husustaki hak düşürücü sürenin geçtiğini, tutanakta da belirtildiği üzere kâr payının dağıtılmama kararının yatırım yapma, borsaya açılma ve finansman temini amacıyla alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde genel kurul tarafından kârın dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına karar verildiği, genel kurul kararlarının tüm pay sahiplerini bağladığı, genel kurulca kâr dağıtımına ilişkin bir karar alınmadığından davacının pay sahibi olarak kâr payı talep etme hakkının doğmadığı, eda davasıyla birlikte tespit davası da açılmışsa da tespit talebinin incelenmesinin eda davasına tabi olduğundan tespit talebi yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının, davalı şirket tarafından kâr payı dağıtımına ilişkin karar alındığı halde kendisine kâr payı ödemesi yapılmadığı yönünde bir iddiasının bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.