YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8070
KARAR NO : 2017/13651
KARAR TARİHİ : 28.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik, katılan Kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan katılan Kurum vekilinin, bu suçtan açılan davaya katılmasına yasal olarak imkan bulunmadığından hukuki değerden yoksun katılma kararı da hükmü temyize hak vermeyeceğinden, katılan Kurum vekilinin bu suça ilişkin temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik, katılan Kurum vekili ile sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu ve kasten işlemiş oldukları suç dolayısıyla hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Kurum vekili ile sanıklar … ve …’ün temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün” çıkartılarak, yerine “Kasten işlemiş oldukları suç için hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum oldukları hapis cezalarından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik, katılan Kurum vekili ile sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesinde yer alan kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu, anılan maddede 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 65. maddesi ile “fail hakkında 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına hükmedileceği” yönünde değişiklik yapılarak, temel cezanın üst sınırının 6 yıldan 4 yıla indirilmesi sebebiyle anılan bu yeni düzenlemenin lehe olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 65. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 152/1-a maddesindeki kamu malına zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 19.03.2009 tarihinden, Dairemizin inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Kurum vekili ile sanıklar … ve …’ün temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28.11.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.