Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/422 E. 2017/18293 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/422
KARAR NO : 2017/18293
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, Müvekkilnin davalı işveren şirketin … … Kahve Dünyası şubesinde 01.09.2013 tarihinde işe başladığını ve iş akdi fesih olunduğunda vardiya şefi olarak çalıştığını, davalı şirketin müvekkilinin iş akdini feshettiğine dair bildiriminin 21.05.2015 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davalı şirketin fesih bildiriminde yaptıkları soruşturma neticesinde dinledikleri diğer çalışanlar olan tanıklar…, … ve …’ın beyanlarına itibar ederek müvekkilini 4857 sayılı yasanın 25/2 maddesi uyarınca işten çıkardıklarını beyan ettiğini, ayrıca müvekkilinden savunmasının istendiğini ancak müvekkilinin savunma vermediğini söylediklerini, iddia edildiği gibi müvekkilin savunmasının davalı işverence istenilmediğini, bu hususta müvekkilline herhangi bir talep, tebligat yapılmadığını, bu nedenle İş Kanunun 19. Maddesi gereği müvekkilinin savunması alınmadan iş akdinin fesih edilemeyeceğini, davalı işverenin beyanlarına itibar ettik dediği tanıkları olan diğer işçilerden… ‘ in müvekkil ile kişisel husumeti bulunduğunu, müvekkilinin vardiya şefi olarak görev yaptığından daha önceden… isimli çalışan hakkında bir takım olumsuz davranışlarından dolayı tutanak tuttuğunu ve bunu işverene verdiğini, diğer iki tanığı ise görünen o ki… isimli çalışanın etkisi altında gerçek dışı beyanlarda bulunduklarını, davalı işveren fesih konusunda kendisini haklı çıkartmak adına müvekkilini İş Kanunu 25/2 maddesi gereği işten çıkarttığını tanıkların bu yönlü beyanları olduğunu belirttiğini, 25/2/d bendinde yasa koyucu ne düzenlemişse müvekkile bunların tamamını atfettiklerini iddia ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin haklı ve geçerli nedenlerle feshedildiğini, davacının davalıya ait Kahve Dünyası markasıyla işlettiği işyerinde çalışma arkadaşlarına sinkaflı küfür sarf etmesi yanında 2 çalışma arkadaşına da esrar olarak tabir edilen bir maddeyi işyerine getirerek gösterdiğini, bu durum karşısında davacının iş akdinin derhal haklı nedenle feshedildiğini savunarak haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş arkadaşına sinkaflı küfür ettiği ve işyerine esrar maddesi getirdiği ve feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davacının iş arkadaşına sinkaflı küfür ettiği ve işyerine esrar maddesi getirdiği ve feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının isnat edilen eylemleri gerçekleştirdiğine dair yargılama sırasında tanık olarak dinlenen davalı tanığı …’in beyanı dışında ispata yarar bir belge ve beyan bulunmadığı, davacının, adı geçen tanık hakkında 10/05/2015 tarihinde işyerinde diğer çalışanlarla tartışması ve kendisini uyarması üzerine kendisine yönelik tehditte bulunduğu gerekçesiyle tutanak tuttuğu ve bu tutanaktan iki gün sonra 12/05/2015 tarihinde tanık ….’ın davacıyı isnat edilen eylemler nedeniyle davalı şirket yönetimine şikayet ettiği, aynı tanığın duruşmada alınan beyanında da davacının kendisi hakkında tuttuğu tutanak nedeniyle davacıyı şikayet ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla, iş akdinin feshine sebep olarak gösterilen eylemler hakkında davacı ile husumeti bulunan tanığın beyanı dışında herhangi bir belge veya beyanın dosya arasında bulunmadığı, davalı işverenin feshin haklı nedene dayandığını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulü yerine yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, davacının İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı 659,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 15. 11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.