YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/427
KARAR NO : 2017/18298
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2006 yılında davalıya ait iş yerinde kasiyer olarak çalışmaya başladığını, 09/02/2016 tarihinde sözlü olarak iş akdinin feshedildiğinin bildirildiğini, fesih sebebinin yazılı olarak açık ve kesin şekilde bildirilmediğini iddia ederek iş akdinin feshinin geçersizliğine karar verilmesine ve işe iadesine, 4857 sayılı Kanunu’nun 21. maddesi gereğince kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ile başvurusu üzerine işverenin işe başlatmaması halinde müvekkilin kıdeminin de göz önüne alınarak sekiz aylık ücreti tutarında davalı işverenin tazminat ödemekle yükümlü olduğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, Davacının işi ile ilgili dikkatsiz ve hatalı çalıştığını, bu konu ile ilgili birçok tutanak tutulduğunu, 25/11/2015 tarihinde operasyon müdürlüğüne gönderdiği e-mail’de mağaza müdürünün işe sarhoş geldiğini, depoda kendisine ve erkan isimli şahsa bağırarak tehdit ettiğini bildirdiğini, bunun üzerine mağazada soruşturma başlatılarak çalışanların ifade ve savunmalarının alındığını, soruşturma sonucunda diğer çalışan kişilerin çoğunun mağaza müdürünün alkollü gelmediğini ve personele karşı bağırma ve tehdit gibi davranışlarda bulunmadığını beyan ettiklerini, bunun üzerine 04/02/2016 tarihli disiplin komitesi kararı ile davacının işten çıkarıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalıya ait işyerinde kasiyer olarak çalıştığı, mağaza müdürünün kendisine ve … isimli işçiye karşı tehditvari konuşması ve alkollü olarak iş yerine gelmesi nedeniyle müdürü merkeze şikayet ettiği, davacının şikayeti nedeniyle soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucunda iddia edilen eylemlerin gerçek olmadığı kanaatiyle davacıya işten çıkarma cezası verildiği, davalı şirket nezdinde şikayet iddialarının araştırılması amacıyla bir komisyon kurulmuş olduğu bu komisyonun görevinin iddiaların doğruluğunun araştırılması olduğu, davacı … diğer işçilerin iş yerindeki çalışma düzenine ilişkin şikayet haklarının bulunduğu, şikayetin asılsız çıkması gerekçesiyle işçilere işten çıkarma cezası verilemeyeceği, böyle bir feshin geçerli nedene dayanamayacağı, davacının iş yeri düzen ve işleyişi gereği kendisine tanınmış olan bir hakkı kullanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/II.c.1 maddesinde açıkça, feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverene verilmiştir.
İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu kanıtlayacaktır. Buna göre fesih işlemini yazılı yapmış olması, belli durumlarda işçinin savunmasını istediğini belgelemesi, yazılı fesih işleminin içeriğinde dayandığı fesih sebeplerini somut ve açık olarak göstermiş olması gerekir. İşverenin biçimsel koşulları yerine getirdiği anlaşıldıktan sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunun kanıtlanması aşamasına geçilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması olasılığından kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İspat yükü kendisinde olan işveren, geçerli ve haklı nedende davacının davranışının veya yetersizliğinin işyerinde olumsuzluklara yol açtığını ve iş ilişkisinin çekilmez hal aldığını da ispat etmelidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18/3.c maddesi uyarınca işçinin “Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmasının” geçersiz fesih nedeni olarak düzenlenmiştir. Ancak işçinin işveren veya işyerinde çalışan hakkındaki şikayet hakkını kullanırken kötüye kullanmaması, şikayeti ile soruşturma sonucu alınana beyanının da şikayetini doğrulaması gerekir.
Dosya içeriğine ve işyeri içi denetim raporuna göre davacı amiri hakkında “mağazaya sarhoş olarak geldiği, tehditler savurduğu yönündeki şikayeti üzerine alınan beyanında “sarhoş olduğu ve tehdit ettiğini arkadaşlarından duyduğunu beyan ettiği, amirin bu davranışının olmadığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan davacının verilen görevleri eksik getirmesi nedeni ile 2014 yılında 21 kez, 2015 yılında ise 5 olmak üzere hakkında 26 tutanak tutulmuştur. Davacının şikayeti üzerine yapılan soruşturma neticesinde şikayet konusu olayların asılsız olduğunun tespit edildiği, davacının amiri konumundaki mağaza müdürünün, davacı hakkında işyeri performansı nedeniyle tutmuş olduğu tutanakları davalı şirketin genel merkezine bildirmesinin hemen akabinde davacının, mağaza müdürü hakkında şikayetçi olduğu ve bu şikayetlerin asılsız çıktığı anlaşılmıştır. Davacının işyerinde olumsuzluğa yol açan bir çok davranışı vardır. İşverenin davacı ile çalışmaya devam etmesinin kendisinden beklenemeyeceği ve feshin geçerli nedenle yapıldığı sabittir. Davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılya iadesine,
Kesin olarak 15.11.2017 tarihinde karar verildi.