YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3944
KARAR NO : 2017/6471
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2016 tarih ve 2014/597-2016/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 20 paya sahip ortağı ve hissedarı olduğunu, davalı şirketin 28/03/2014 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı tutanağının gündemin 5. maddesinde alınan kararla davalı şirkette 2013 yılı için kâr dağıtımı yapılmamasına karar verildiğini genel kurula sunulan bilançoya göre şirketin dönem net kazancının 1.215.097,32 TL, kanunen kabul edilmeyen giderlerin 27.189,22 TL, mali kazancının 1.242,286,54 TL, hesaplanan kurumlar vergisinin ise 248.457,31 TL olduğunu, ileri sürerek 28/03/2014 tarihinde yapılan davalı şirket olağanüstü genel kurulunun kâr payı dağıtılmamasına ilişkin 5. maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kâr dağıtımında yıllık bilançonun esas alındığını, esas sözleşmeye göre dava konusu gündem maddesinin ortakların en az % 51’inin oyu ile alındığını, şirketin dönem kârı sermayeye eklenerek yabancı kaynak kullanımından çıkılacağı için dağıtılacak kâr bulunmadığı yönünden karar alındığını, dağıtılacak kâr bulunsa bile kârın dağıtılıp dağıtılmayacağına genel kurulca karar verileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin dışarıdan faizle nakden borç alarak ortaklarına 966.640,01 TL tutarında 2013 yılına ait net kâr payı dağıtmasının bir yandan öz kaynaklarının aynı miktarda azalmasına, borçlarının da aynı miktarda artmasına ve 01/01/2012 ila 31/12/2013 döneminde gerçekleşen finansman giderlerinin 01/01/2014 – 31/12/2014 döneminde ve sonrasında daha da yükselmesine neden olacağı, ileride istikrarlı kâr payı dağıtılmasının temini yönünden 2013 yılına ait şirket kâr payı dağıtmasının da gerekmediği, bu açıdan davalı şirketin 28/03/2014 tarihli olağan ortaklar kurulu toplantısında 2013 yılına ait şirket kârının dağıtılmamasına ilişkin kararın yasa, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.