YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13928
KARAR NO : 2017/16107
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Alacaklı vekili, … .İcra Müdürlüğü’nün 2013/4517 Esas sayılı dosyası ile yaptıkları takipte, borçlunun murisine ait taşınmaza haciz konulduğunu, kıymet takdir raporu alındığını, 18.12.2014 tarihli talepleri ile kıymet takdir raporunun borçluya ve diğer maliklere tebliğinin talep edildiğini, İcra Müdürlüğünce, iştirak halinde olan taşınmazın satışının mümkün olmadığı, süresinde ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı ve bu haliyle haciz düşmüş olduğundan kıymet takdir raporunun tebliğinde hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini belirterek ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK’nun 121. maddesinin 1. fıkrasında ‘‘ Bir intifa hakkı veya taksim edilmemiş bir miras veya bir şirket yahut iştirak halinde tasarruf olunan bir mal hissesi gibi yukarki maddelerde gösterilmeyen başka nevi malların satılması lazım gelirse icra memuru satışın nasıl yapılacağını icra mahkemesinden sorar.’’ hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, … İcra Müdürlüğü’nün 2013/4517 Esas (eski 2011/2720 Esas) sayılı dosyası ile başlatılan takipte, alacaklı vekilince 19.12.2011 tarihinde borçlu …’ın murisi Kadir Ay’ın taşınmazına haciz konulması için talepte bulunulmuştur. Alacaklı vekili tarafından 05.01.2012 tarihinde haciz konulduktan sonra 02.09.2013 tarihinde yeniden haciz talebinde bulunulmuştur. 02.09.2013 tarihinde talep edilen ve 16.09.2013 tarihinde tapuda kaydı yapılan haciz satış talep tarihi olan 19.08.2014 tarihinde geçerliliğini korumaktadır. Bu nedenle alacaklı vekilinin satış talebi üzerine yukarıda belirtildiği üzere İİK’nun 121. maddesine göre işlem yapılması ve satışın gerçekleştirilmesi gerekirken Yasa ile icra müdürlüğüne verilen görev gözönünde bulundurulmaksızın alacaklı talebinin reddi kararında isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle Mahkemece şikayetin kabulü ile İcra Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken şikayetin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenle İİK.nun 366. ve HUMK.nun 428.maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.