YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40845
KARAR NO : 2017/21335
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01/09/2008 tarihinden itibaren davalı bankada çeşitli pozisyonlarda olmak üzere en son … Şubesi Müdürü olarak görev yaptığını, … Şubesinin … Şubesi ile birleşmesi kararı alındığını, davalı bankanın 30/11/2016 tarihli yazısıyla 09/12/2016 tarihi itibariyle birleşen şubede KOBİ müşteri ilişkileri yöneticisi görevi ile brüt 9.500,00 TL ücret teklifinde bulunduğunu, sunulan önerinin yazının tebliğinden itibaren 6 iş günü içinde yazılı olarak kabul edilip edilmediğinin bildirilmesinin istendiğini, değişikliği kabul etmediğini bildirmesi üzerine ise, davalı banka tarafından “çalışma koşullarında esaslı değişikliği kabul etmemesi nedeniyle feshin kaçınılmaz olduğu gerekçesiyle” haksız olarak akdin feshedildiğini, feshin geçersiz olduğunu beyanla, işe iadesi ile mali sonuçların belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, davacının işveren vekili olduğunu, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, müvekkili bankanın çok sayıda şube kapatmak zorunda kaldığını, feshin işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklı geçerli nedenle yapıldığını, norm kadro çalışması sonucu istihdam fazlalığı ve feshin kaçınılmaz olduğunu, … şubenin dördünün kapatılmasıyla davacının çalıştığı pozisyonda 4 kişilik istihdam fazlalığı oluştuğunu, bu fazlalığın toplam çalışması gerekli personel sayısına oranla oldukça yüksek olması, farklı birimlere kaydırılacak personel sayısının da yüksek olması nedeniyle davacının kendi pozisyonuna niteliklerine bilgi ve tecrübesine uygun eş birimler bulunamadığını, son çare olarak feshe başvurulduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği davalı tarafından ispatlanamadığından davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, … sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini imkansız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verilmiş, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren yönetim hakkı kapsamında amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar alabilir. Geniş anlamda işletmesel karar işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda bu kapsamda aldığı her türlü karardır.
İşletmesel karar söz konusu olduğunda kararın yararlı veya amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 2. fıkrasında feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken feshin biçimsel koşullarına uyduğunu içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli veya haklı nedene dayandığını kanıtlamalıdır. Bu kapsamda işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.
Feshin işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle yapıldığı ileri sürüldüğünde bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda, davalı vekili müvekkili bankanın çok sayıda şube kapatmak zorunda kaldığını, feshin işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebeple yapıldığını, … şubenin dördünün kapatılmasıyla davacının çalıştığı pozisyonda 4 kişilik istihdam fazlalığı oluştuğunu, farklı birimlere kaydırılacak personel sayısının da yüksek olması nedeniyle davacının kendi pozisyonuna niteliklerine bilgi ve tecrübesine uygun eş birimler bulunamadığını, son çare olarak feshe başvurulduğunu ileri sürmüştür. Bu beyana dayalı olarak, Mahkemece davacının iş akdinin feshedildiği tarihte davalı işverenin tüm Türkiye kapsamında davacıya teklif edebileceği boş şube müdürlüğü veya eş değer başka bir pozisyonun olup olmadığı hususunda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönde gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.