YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9872
KARAR NO : 2017/12936
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlular vekili, müvekkilleri aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde faiz oranı ve bakiye dosya borcuna ilişkin 29.01.2014 tarihli borç ödeme bildirisinde hesabın yanlış olduğunu fazla hesaplanan miktar yönünden takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Alacaklı şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, icra takibi ile 71.071,64 TL talep edildiği, taraflarca bildirilen bankalara ilamda belirtilen tarihlere göre mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının sorulduğu ve bilirkişi raporuna göre fazla talep olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş ve borçlu vekilince hüküm temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekilince … 1. İcra Dairesi’nin 2010/20123 Esas sayılı takip dosyasında 31.08.2010 tarihli takip talebi ile 71.071,64 TL, takip dayanağı 20.07.2010 tarih … 5. İş Mahkemesi’nin 2008/355 Esas 2010/528 Karar sayılı ilamın bozulması üzerine verilen 05.12.2013 tarihli … 5. İş Mahkemesi’nin 2013/35 Esas 2013/744 Karar sayılı ilam uyarınca çıkartılan 29.01.2014 tarihli ikinci icra emri ile 90.956,39 TL talep edilmiştir.
Mahkemece, borçlu vekilince bildirilen …,…ve …. müzekkere yazılmış ve faiz oranları dosya arasına girmiştir. Alacaklı vekili ise, tüm bankalara müzekkere yazılmasını talep etmiş, 10.06.2014 tarihli ara kararla tüm bankalara müzekkere yazılması talebi reddedilmiştir. Bilirkişi …..tarafından kök rapor ve iki ek rapor olmak üzere üç bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur. Birinci ek raporda, borçlu vekilinin bildirdiği bankalardan gelen oranlara göre kök rapordaki ücret alacağına ilişkin maddi hata düzeltilerek hesaplama yapılmıştır. İkinci ek raporda ise alacaklı vekilinin itirazları üzerine…… verileri uygulanarak hesaplama yapılmıştır. Mahkeme gerekçesinde hangi raporun hükme esas alındığı belirtilmemekle birlikte, tarafların bildirdiği bankaların oranlarına göre rapor aldırıldığı ve fazla bir talep olmadığı belirtilmiştir. 04.08.2014 tarihli birinci ek raporda toplam 75.469,80 TL talep edilebileceği bildirilmiştir. Mahkemece, bozma öncesi icra emri ile talep edilen miktara (71.071,64 TL) göre değerlendirme yapılarak fazla talep olmadığı yönünde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. Ayrıca bilirkişi raporunda, alacak kalemlerinin bir kısmı yönünden şikayet tarihi olan 21.02.2014 tarihi, bir kısmı yönünden de ikinci icra emri tarihi olan 29.01.2014 tarihinin esas alınarak hesaplama yapılmasıda doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.