YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16105
KARAR NO : 2017/18467
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2006 ile 10.10.2011 tarihleri arasında davalı şirkette garson olarak çalıştığını, son ücretinin aylık net 3.000,00 TL olduğunu, iş akdinin davalı tarafından sonlandırıldığını, davacıya belge imzalatılmak istendiğini, işyerine alınmadığını, davacıya yazılı bildirim yapılmadığını, … 2. İş Mahkemesi’nin 2011/929 esas sayılı dosyası ile işe iade davası açtığını, kararın onanarak kesinleştiğini, davalı tarafından davacının işe davet edildiğini, davacının başka işyerinde çalıştığından işe iadenin gerçekleşmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat ile fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 13.06.2006-10.10.2011 tarihleri arasında garson-barmen olarak çalıştığını, son ücretinin brüt 1.000,00 TL olduğunu, ücretlerin banka kanalı ile ödendiğini, bordroların davacı tarafından imzalandığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, bayram çalışmaları ve genel tatil ücretlerinin ve fazla mesai ücretlerinin de maaş bordrosuna yansıtılarak ödendiğini, manevi tazminatı gerektirir bir durumun olmadığını, işyerinde periyodik olarak denetlemeler yapıldığını, denetlemelerde davacının işyeri kurallarına uymadığı, adisyon açmadığı, fiş kesmediği ve içkileri ölçüm aleti kullanmadan servis ettiğinin tespit edildiğini, tutanaklar tutulduğunu, 01.10.2011 tarihinde davacının yazılı savunmasının talep edildiğini, davacının savunma vermekten imtina ettiğini, davacının imtina ettiğine dair tutanak tutulduğunu, daha sonra davacının yazılı bir savunma verdiğini ve iddiaların asılsız olduğunu beyan ettiğini, davacının savunması yetersiz bulunduğundan … 4. Noterliğinin 11.10.2011 tarihli ihtarnamesi ile iş akdinin feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgeler ile delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle, fazla mesai ücretinin bahşişin dahil edildiği ücret yerine aylık sabit ücret üzerinden hesaplanmasının davacı temyizi olmadığından bozma nedeni yapılmamasının ve ayrıca, bu hesaplamanın bahşiş hariç aylık sabit ücret esas alınarak yapılması nedeniyle 1,5 kat üzerinden yapılan hesabın usule aykırı olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının hak ettiği kıdem tazminatı alacağının net 14.448,30 TL olarak hesaplanmasına rağmen, Mahkemece gerekçesi de açıklanmaksızın net 14.480,30 TL kıdem tazminatına hükmedilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 47. maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2. maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta; hükme dayanak bilirkişi raporunda, ulusal bayram genel tatil ücret alacağı hesap edilirken maaşın içerisinde ödenen bir günlük yevmiyeye ilaveten davacının tatil yapmayarak çalıştığı her bir gün için bir yevmiye ilave ödeme yapılması gerektiği düşünülmeksizin 1,5 yevmiye üzerinden hesaplama yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.