YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12497
KARAR NO : 2017/12100
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilen 06/11/2013 tarihli hükmün sanığın MERNİS adresine 26.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, ancak bu tarihte sanığın cezaevinde olması nedeniyle yapılan tebliğin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın 15/01/2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş, dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın katılanın evinin içerisinde iken yakalandığı ve karakolda yapılan üst aramasında herhangi birşey bulunamadığı olayda, katılanın 40.00 TL parasının çalındığını iddia ettiği ve sanığında 14.08.2013 tarihli mahkemedeki sorgusunda 40.00 TL parayı çaldığını kabul etmesi karşısında; hırsızlık suçu tamamlandığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 35. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, sanığın katılanın beyanından sonra alınan savunmasında, katılanın zararını karşıladığını beyan etmesine rağmen, katılan tekrar duruşmaya çağrılıp, zararı giderilmişse hangi aşamada giderildiği sorularak, kovuşturma aşamasında giderilmişse, TCK’nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması, zarar soruşturma aşamasında karşılandığının anlaşılması halinde ise TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın 14.08.2013 tarihli savunmasında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde, sanık hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve hakaret suçlarından hüküm kurulurken, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA,bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 21/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.