Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/5819 E. 2017/9899 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5819
KARAR NO : 2017/9899
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat

Yerel Mahkemece bozma sonrası verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkların üzerine atılı bulunan İİK’nın 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla,
1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak,
2-)Telef ederek
3-)Kıymetten düşürerek,
4-)Hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek,
5-) Asıl olmayan borçlar ikrar ederek;
Mevcudunu suni surette eksiltirse” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması nazara alındığında, somut olayımızda; borçlu sanıkların ödeme sıkıntısına girmeleri üzerine muvazaalı olarak kendilerini borçlandırdıkları ve Adana 2. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2408 E. Sayılı dosyası üzerinden aleyhlerinde bonoya dayalı takip yaptırdıkları, bahse konu dosyada alacaklı görünen… ile sanıklar arasında hiçbir alacak borç ilişkisi olmadığı, sanıkların tüm itiraz sürelerinden vazgeçerek takibin kesinleşmesine muvafakat ettikleri ve tüm taşınmazları ile araçları üzerinde haciz tatbikine imkan verdikleri gibi hususlar dikkate alındığında, borçlu sanıklar ile diğer dosyanın takip alacaklısı … arasındaki alacak-borç ilişkisinin gerçek olmayan bir borca dayanıp dayanmadığı, bonoların düzenlenmesine sebebiyet veren borç ilişkisinin ne olduğu, muvazaalı olup olmadığının araştırılıp sonucuna göre hukuki durumun takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.