Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/23696 E. 2017/14053 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23696
KARAR NO : 2017/14053
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A)Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B)Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Sanıklar … ve …’in birlikte 05/03/2013 günü geceleyin Küçükçekmece bölgesinde dolaştıkları, alkol aldıkları ve geceleyin saat 03.05 sıralarında, müşteki …’un işlettiği … isimli fırının cam kapı kilidini zorlayarak sanık …’ın kapıyı açtığı ve iş yerine girerek iş yerinde bulunan yazar kasanın bozuk para konulan kutusunu çaldığı, bu esnada sanık …’in de gözcülük yaptığı, bozuk para çekmecesinde toplam 35,30 TL bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibarıyla ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanıkların müştekiye ait iş yerinden 10 metre mesafe kadar uzaklaştıktan sonra, devriye görevini ifa eden polislerin araçlarının sesini duyunca hızlandıkları ve biraz ilerde polislerce durduruldukları, polislerce çevrede yapılan araştırma sonucu müştekinin iş yerinden hırsızlık yapıldığının tespit edildiği, sanıkların iş yerinden 10 metre kadar uzaklaştığı, çaldıkları eşyayı kendi hakimiyet alanlarına soktukları ve polislerce yapılmış kesintisiz bir takibin söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında; sanıkların eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, TCK’nın 35. maddesinin uygulanması suretiyle sanıklar hakkında eksik ceza tayini,
3)Kasten işlemiş oldukları suçlardan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının gözetilmesine, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.