Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1920 E. 2017/22558 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1920
KARAR NO : 2017/22558
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-k, 35, 62, 52 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan, sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık … hakkında verilen hükme ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, hüküm tarihindeki müdafii …’in yüzüne karşı verildiği anlaşılmış olmakla birlikte vekilin hükmü temyiz etmediği ; diğer sanığın müdafiiliğini hükümden sonra vekaletname ile üstlenen …’nun ise bu sanık yönünden dosyaya vekalet ve müdafiilik sunmadığı halde ayrıntılı temyiz dilekçesinde bu sanığın adını da yazdığı anlaşılmakla birlikte bir haftalık yasal süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden temyiz inceleme başvurusunun 5320 s.lı Kanun’un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık … hakkında verilen hükme ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde ;
Sanığın temyiz kapsamı dışındaki sanık ile birlikte iştirak halinde gerçekte çalınmadığı halde araçlarının çalındığına dair sigorta şirketine ihbarda bulunarak kasko bedelini almaya çalıştıkları iddia edilen olayda ;
Sanık savunması ve diğer …’in beyanları, katılan şirket beyanı,tanık beyanları, kasko başlangıç tarihi, ihbar tarihi, ihbar öncesi çalıntı bildirim tarihleri ve aralıkları, otobüsün tescil tarihi, oluş ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğundan mahkumiyete ilişkin hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “15 gün” ve ”12 gün” “240 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “1 gün” ”1 gün” ve “20 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.