Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/4803 E. 2017/13829 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4803
KARAR NO : 2017/13829
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

Karşılıksız yararlanma suçundan sanık …’ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2013 tarihli ve 2012/2857 esas, 2013/583 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 26.10.2017 gün ve 94660652-105-34-6259-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.11.2017 gün ve 2017/61295 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,

MEZKUR İHBARNAMEDE;

Dosya kapsamına göre, hükümden önce 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanun’un geçici 2. maddesinin l. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, kurum zararı normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararın giderilmesi halinde 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Somut olayda, yokluğunda verilen Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/07/2011 tarihli ve 2010/24 esas, 2011/1436 karar sayılı kararının sanığın savunmasında bildirdiği adresine tebliğe çıkartıldığı, adresten taşındığından bahisle tebligatın iadesi üzerine mernis adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebligat yapıldığı, bu itibarla yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla; sanığa gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/07/2011 tarihli ve 2010/24 esas, 2011/1436 karar sayılı kararının kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından sanığa Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/07/2011 tarihli ve 2010/24 esas, 2011/1436 karar sayılı gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 30/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.