YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3018
KARAR NO : 2017/6270
KARAR TARİHİ : 16.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/11/2015 tarih ve 2014/1221-2015/693 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.05.2017 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. … ile asıl davada davacı ile birleşen davada davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı … vekili, müvekkili … ile eşi …’ın davalı banka nezdindeki müşterek hesaplarındaki 147.000 Euro’nun, banka çalışanı dava dışı … tarafından zimmete geçirildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 Euro’nun 10.01.2000 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 06/03/2007 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 73.500 Euro’ya yükseltmiştir.
Birleşen davada davacı … vekili, asıl davada ileri sürülen sebeplerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 73.500 Euro’nun 10/01/2000 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili banka çalışanı … arasındaki özel ilişkiden kaynaklanan alacaktan dolayı müvekkil bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davacıların olağan bankacılık işlemi ile elde edeceği faiz geliri ile yetinmeyip daha fazla faiz elde etme amacı olduğunu, davacıların akrabası olan banka çalışanı ile anlaşarak parasını müvekkil bankaya yatırma amacıyla değil, banka faizine göre daha fazla getiri elde etme saiki ile ve şube müdürü olan…’ün değerlendirmesi amacıyla bankayı aracı kullanarak kendisine verdiğini, davacıların işbu dava ile bankadan talep ettiği alacağın gerçekte banka ile arasındaki olağan müşteri-banka ilişkisinden kaynaklanmayıp, davacı ile şube müdürü… arasındaki özel ilişkiden kaynaklanan bir alacak olduğunu, davacının talepleri… ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanmıyorsa…’ün ibraz ettiği protokolü, protokol kapsamındaki alacağın nereden kaynaklandığını,
davacıların devir aldığı kooperatif hissesini ve arsayı hangi borcun tasfiyesi amacıyla devraldığını belgelendirmesi gerektiğini, davaya mesnet teşkil eden hesap cüzdanının geçerli bir cüzdan olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hesap cüzdanında görülen 147.000 Euro’nun banka kayıtlarında yer almadığı, bankacılık uygulamaları, doktrin ve Yargıtay uygulamalarına göre somut olayda davalı bankanın dava konusu hesap cüzdanından dolayı davacılara karşı sorumlu olduğu, hesap cüzdanı davacı ve birleşen dava davacısı … adına müşterek düzenlendiğinden davacıların payının %50’şer oranında 73.500’er EURO olduğu gerekçesiyle asıl davanın ıslah talebi doğrultusunda kabulü ile 73.500 Euro’nun 5.000 Euro’suna dava tarihinden itibaren, 68.500 Euro’nun ise ıslah tarihi olan 06/03/2007 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 73.500 Euro’nun dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26.976,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 33,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı/birleşen davada davacıdan alınmasına, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.