Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/15542 E. 2017/17619 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15542
KARAR NO : 2017/17619
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, izin ücreti ve …den kaynaklanan (sendikalı dönem ikramiye, ücret farkı, emek zammı, birleştirilmiş sosyal yardım, vardiya zammı, gece zammı ve kasa tazminatı) alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 26/03/2001-15/01/2007 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, son ücretinin aylık net 780,00 TL. olduğunu, iş akdi davalı tarafça sona erdirildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının kısmen ödendiğini, bakiye kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları ile ….’den kaynaklanan alacaklar ödenmediğinden ve SGK kayıtlarında alt işverenler sürekli değiştiğinden, asıl işveren alt işveren ilişkisi muvazaalı olduğunu,… Sendikasınca …. 2. İş Mahkemesi’nin 2004/1791 E. sayılı dosyada toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacakların ödenmesine karar verilmesine rağmen ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının gişe görevlisi olarak taşeron firma işçisi gösterilmesinin yeterli olmadığı, başlangıçtan itibaren davalı Şirketin işçisi olarak kabul edilmesi gerektiği, zira emsal olarak sunulan ve onanarak kesinleşen kararlarda da belirtildiği üzere, toplu ulaşım ve taşıma hizmetleri Belediyenin asli işi olduğu, davacının yaptığı işin süreçten çıkartılması, hizmetin kesintiye uğramasına sebep olacağı, yapılan işin zamanla sınırlı olmayan, sürekli bir işletme faaliyeti olduğu, bunun alt-işverene devri işin sürekli olma niteliğini değiştirmeyeceği, asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenler ile uzmanlık gerektiren işlerin alt işverene verilebileceği, asıl işverinin işçilerinin alt-işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi sureti ile haklarının kısıtlanamayacağı, aksi halde ve genel olarak asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığının kabul edilmesi gerektiği, davacının çalıştığı dönemde yüklenici (taşeron) işçisi olmadığı, istifa iradesi ile çelişkili olarak yıllık ücretli izin alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı ödendiği de nazara alındığında, ibraname ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının istifa dilekçesine itibar edilemeyeceği, taşeronlar değiştiği halde aynı şekilde çalışmaya devam ettikleri, davacının Sendika üyeliğinin işverene bildirildiği tarih itibari ile geçerli … hükümleri ve diğer belgeler ile davalı tarafın zamanaşımı defi gözetilerek yapılan ve en son ek raporda belirtilen hesaplamaların dosya kapsamına uygun bulunmakla hükme esas alınması gerektiği, bu itibarla davacı iddialarının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiğinin açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Davacı asilin duruşmadaki beyanı ve taraf tanıklarının açıklamalarına göre iş akdinin davacı işçi tarafından memuriyete geçiş nedeniyle sonlandırıldığı sabittir. Bu durumda davalı işverenin hiç ödememesi gerekirken iyi niyetle ödediği kıdem ve ihbar tazminatlarının eksik ödendiğinden bahsedilemez. Bu itibarla davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
3-Mahkemce dava konusu tüm alacakların toplu iş sözleşmesinden kaynaklanmış gibi aynı şekilde hüküm altına alınması hatalıdır. Her bir alacak kalemi için faiz başlangıç tarihi ve türünün dava ve ıslah ayrımı da gözetilerek ayrıca ve açıkça belirlenmesi gereklidir.
4-Ayrıca hükmedilen miktarların brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesinin HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde mahal verebileceğinin gözetilmemesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.