Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2016/18720 E. 2017/27469 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18720
KARAR NO : 2017/27469
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Birden fazla kişi ile tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi gereğince O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından, temyiz dilekçesinin karar tarihinden itibaren bir aylık süre içerisinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B-Sanık …’in temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)Birden fazla kişi ile tehdit suçuna ilişkin olarak, sanık …’in, müştekiler … ve …’ı yaşanan tartışma sırasında iddianame geçen sözlerle tehdit ettiğinin, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık … Yüreğir’in ise olay yerine sonradan gelip müştekileri ayrıca tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık …’in suç işlemeden önce, diğer sanıkla verdiği karar doğrultusunda birlikte hareket ettikleri ya da suç işlendiği sırada ne suretle ortak irade ile davrandıklarına ilişkin kanıtlar açıklanıp tartışılmadan, birden fazla kişi ile tehdit suçundan mahkumiyete hükmolunması,
2)Birden fazla kişi ile tehdit suçundan hüküm kurulması sırasında, uygulanan kanun maddesinin hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK’nın 106/2-c yerine 106/1-c olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3)Hakaret suçuna ilişkin olarak, eylemin site içerisinde A Blok önünde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, aleniyet unsurunun ne suretle oluştuğu açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması,
4)Birden fazla kişi ile tehdit ve hakaret suçlarında, sanığın, tek bir fiille birden fazla müştekiye karşı hakaret ve tehdit eylemlerini gerçekleştirdiğinin iddia edilmesine rağmen, TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
5)Sanık hakkında tehdit suçundan TCK 106/1-1. cümle gereğince suçun subütu halinde; Tehdit suçu bakımından; 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret ve mala zarar verme suçları yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suçlar yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.