YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10136
KARAR NO : 2017/13873
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlu şirketin adresinde yapılan haciz işlemi sırasında davalı 3.kişinin haczedilen menkullerin kendilerine ait olduğundan bahisle istihkak iddiasında bulunduğunu, ancak hacze konu mahcuzların borçluya ait olduğunu, üçüncü kişi şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Davalı borçlu, usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış, cevap da vermemiştir.
Mahkemece, haciz yapılan işyerinin davalı 3.kişi şirkete ait olduğu, borçlunun aynı adreste faaliyette olmadığı, haciz sırasında tüm tabelalar ve çalışanların davalı şirkete ait olduğu, işyeri önünde…. Turizme ait aracın bulunmasının tek başına işyerinin borçluya ait olduğunu göstermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, alcaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dava konusu 25.3.2013 tarihli haczin yapıldığı gün daha erken bir saatte … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2013/927 talimat sayılı dosyası ile aynı yerde yapılan haciz de,davalı 3.kişi şirket önünde borçlu şirkete ait araç görüldüğü gibi, giriş resepsiyon bölümünde göndericisinin borçluya ait olduğu 9 adet posta evrakı ve 25.2.2013 T.li … Bankası internet bankacılığına ait borçluya ilişkin hesap hareketlerini gösterir belge ,borçlu tarafından 3.kişi adına kesilmiş 28.2.2013 T.li faturalar bulunmuştur. Öte yandan, dosya içerisinde bulunan Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı borçlu şirket, 22.03.2013 tarihinde tescil edilen karar ile hissesini devrederek davalı 3.kişi şirket ortaklığından ayrılmıştır. Hisse devrinin yapıldığı tarih, borcun doğumundan sonraki tarihi taşımaktadır. Bunun yanında, borçlu şirket ile davalı 3.kişi şirket ortakları aynı kişilerdir.
Bu durumda, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, davanın İİK m. 99 gereğince alacaklı tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Bu yasal karinenin aksinin davalı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Ne var ki, davalı 3.kişi, alacaklı lehine olan karinenin aksini ispat edebilecek herhangi bir delil dosyaya sunmamıştır.
O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın kabulü yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.