YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13517
KARAR NO : 2017/15056
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi’ne başvurusunda; müvekkili aleyhine başlatılan ilama dayalı takipte haciz konulan taşınmazın müvekkilinin haline münasip evi olduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir
Mahkemece, borçlunun haline münasip bir evi 150.000 TL’ye alabileceği gerekçesiyle “davanın kısmen kabulüne, davanın kabulü ile … 4. İcra Müdürlüğünün 2013/2972 esas sayılı dosyasından haczedilen davacıya ait … …. 6288 Ada 1 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan Kat: 2, 8 nolu bağımsız bölüm numaralı mahcuzun bilirkişi raporu doğrultusunda 150.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satılmasına, haline münasip ev almak üzere bu miktarın borçluya verilmesine, artan miktarın alacaklıya ödenmesine”, kararda sayılan yargılama giderlerinin alacaklılara yükletilmesine, alacaklılar aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Temyizin sınırlı bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre alacaklılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Alacaklılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İİK’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra Mahkemesi’nce borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya verilmeli, kalandan dosya borcu ödenmelidir.
Somut olayda; mahkemece, hükme esas alınan 16.02.2015 tarihli bilirkişi ek raporunda, borçlunun haline münasip alabileceği evin değeri 150.000 TL olarak tespit edildiği, Mahkemece de bu değer kabul edildiğine göre meskeniyet şikayetinin reddi ile taşınmazın değeri, haline münasip alabileceği evin değerinden fazla olduğundan taşınmazın satılarak haline münasip evin alınması için gerekli 150.000,00 TL’nin borçluya, kalanı ile icra dosyası borcunun ödenmesine, taşınmazın haline münasip evi alabileceği değerden az olmamak üzere satılmasına ve yargılama giderlerinin şikayetçi borçlu üzerinde bırakılması ve takdir edilen vekalet ücretinin borçludan alınıp alacaklılara verilmesine şeklinde hüküm kurulması gerekirken, bu ilkelere aykırı olarak hüküm tesisi isabetsizdir. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle … 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.03.2015 tarih ve 2014/43 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararının 1. bendindeki ”davanın kısmen kabulüne, davanın kabulü ile” cümlesinin karar metninden çıkarılmasına, ” yerine ”şikayetin reddine ”cümlesinin yazılmasına, hükmün 2. bendinde yazılı …2,50 TL harcın sözcüklerinden sonra gelen “davalılardan” sözcüğünün karar metninden çıkarılarak yerine “davacı borçludan” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün 3. bendinde yazılı “Diğer yargılama gideri olarak …. toplam 1.293,65 TL’nin davalılardan alınıp, davacı tarafa verilmesine ” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine ” yapılan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına” söz dizisinin yazılmasına, hükmün 4. bendinde yazılı … ücreti vekaletin sözcüklerinden sonra gelen “davalılardan alınıp kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafına verilmesine” söz dizisinin karar metninden çıkarılarak yerine “davacı borçludan alınıp davalı alacaklılara verilmesine” söz dizisinin yazılmasına, alacaklılar vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.