YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4233
KARAR NO : 2017/15911
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kesinleşen Takip Nedeniyle Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kesinleşen takip nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Mahkemece gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kâğıdının usulüne uygun şekilde davalılara tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin gerçekleşmesinden sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekir. Nitekim taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınmalıdır.
Davalı tüzel kişiliği haiz ticari şirket olup, Tebligat Yasası’nın 12 ve 13.maddeleri ile Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak Tebligat usulünü düzenlemiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun tüzel kişilere tebliğe ilişkin 12. maddesinde; “Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır” aynı Yasanın 13. maddesinde; “Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır” hükümleri yer almaktadır.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde ‘’(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır’’ hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye, davalı …….. Sitesi 2306 sok. no: 51 kat:1-2-3 Yenimahalle/… adresinde tebliğe çıkarılmış, “Gösterilen adrese gidildi, muhatabın adresi kapalı olduğundan mahalle muhtarı ….’e tebliğ edildi. 2 nolu ihbar kağıdı kapıya yapıştırıldı. En yakın komşusu temin edilemedi. Tebligat Kanunu 21.maddeye göre tebliğ edildi” şerhi yazılarak tebliğ edilmiş olup, bu hali ile tebligat, Tebligat Kanununun 12 ve 13. maddelerindeki koşullara uygun olmadığından usulsüzdür. Dosya arasında bulunan 8748 sayı ve 30.01.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi suretine göre davalı şirketin adresi ….. B blok no:16/9 …/Yalova” olarak belirtilmektedir. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin en son sicil kaydını içeren evrakın ilgili ticaret sicil memurluğundan getirtildikten sonra bu adrese usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ olunarak ve taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenerek neticesine göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.