Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4081 E. 2017/6319 K. 20.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4081
KARAR NO : 2017/6319
KARAR TARİHİ : 20.11.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2016 tarih ve 2015/13-2016/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … biçiminden oluşan 08.03.2011/1537-1 sayılı tasarımın sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin müvekkili tasarım ve kullanımlarının konusu olan ürünlerinin biçiminin aynısını içeren 2014/2314-1 sayılı tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilânı üzerine, müvekkilinin itirazda bulunduğunu, itirazın diğer davalı tarafından reddedildiğini, anılan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira başvuru konusu tasarımın müvekkilinin tescil belgesi ve müvekkilin itirazı üzerine reddedilen 2012/3963-1 sayılı tasarım karşısında yenilik ve ayırt edicilik koşullarını taşımadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini ve davalı adına tescil olunan tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı, başvuru konusu tasarımın davacı kanıtları kapsamındaki biçimlerden genel izlenim itibariyle farklı olduğundan yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 2014/2314-1 sayılı tasarımının davacı tarafın 2011/1537-1 sayılı ve yine davalıya ait 2012/3963-1 sayılı tasarımların biçimlerinin oluşan görünümünden hareketle gerçekleştirildiği, mevcut tasarımlara ek, onlarda bir değişiklik, onlardan bir sapma niteliği taşıdığı, başvuru konusu tasarımın konusu olan ürünlerin biçimi ile davacının daha önce tescil ederek ve ticaret mevkine koyarak kamuya sunumunu gerçekleştirdiği ürünlerin biçimleri arasındaki farklılıkların sonrakinin mevcut önceki tasarım esas alınarak, ondan hareketle yapılmış olduğundan küçük kabul edilebileceği, zira genel izlenimde belirgin bir farklılık yaratmaya elverişli bulunmadığı, başvuru konusu tasarımın konusu olan ürünün bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan daha önce tescil edilerek veya ticaret mevkine konularak kamuya sunuldukları konusunda tartışma bulunmayan davacının istinat ettiği 2011/1537-1 ve 2012/3963-1 sayılı tasarımların konusu ürünlerin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunmadığı, aralarında mevcut olan farklılıkların, ürünlerin genel görünüme olan etki ve katkısı nazara alındığında bilgilenmiş kullanıcı nezdinde belirgin farklılığı doğurmaya yetmediği, anılan ürünlerin tasarlanması için davalının seçenek özgürlüğünün geniş olduğu, davalıya ait 2014/2314-1 sayılı tasarımın ayırt edicilik vasfının da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı kurum kararının iptaline, diğer davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 27,00 TL harcın temyiz eden davalılara ayrı ayrı iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.