Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/11158 E. 2017/13119 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11158
KARAR NO : 2017/13119
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 2234 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zemin + üç katlı binanın, zemin katı dışındaki katlarının vekil edenleri tarafından yapıldığını, yapılan binada davalının herhangi bir katkısının olmadığını açıklayarak, 50.000-TL alacağın davalıdan alınarak vekil edenlerine ödenmesini talep etmiş, dosyaya sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda da talebini 169.544 – TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davanın KISMEN KABULÜNE, 169.544,00 TL muhdesat bedeli alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava; elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazdaki muhdesat bedelinin, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı paydaştan tahsili istemine ilişkindir.
22.02.1991 gün ve 1990/1 Esas 1991/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; paylı/elbirliği mülkiyette, paydaşlardan birinin taşınmaz üzerinde yaptığı muhdesat nedeni ile diğer paydaşın mamelekindeki artış, bu muhdesatın yapıldığı tarihte değil, ortaklığın giderilmesi yoluyla satışın yapıldığı ve muhdesat dahil satış bedelinden payını aldığı tarihte gerçekleşir. Eş söyleyişle; muhdesat bedelinin paydaşlara ödendiği tarihte, muhdesatı yapan paydaş fakirleşmekte, muhdesat bedelini alan diğer paydaşlar ise zenginleşmektedir.
Somut olayda ise; tarafların paydaşı bulunduğu taşınmaza ilişkin olarak açılan ortaklığın giderilmesi davasında, ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla birlikte, satışın yapılıp yapılmadığı, satış bedellerinin ödenip ödenmediği hususlarına ilişkin olarak dosyada herhangi bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, Mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu taşınmazın satışına ilişkin olarak … Anadolu 10.İcra Müdürlüğü’nün 2013/183 sayılı satış dosyası ayrıntılı incelenmek sureti ile satışın yapılıp yapılmadığı hususunun belirlenmesi, satış yapılmış ise, taşınmazın, davacılar tarafından yapıldığı bildirilen muhdesatlarla birlikte ihale tarihindeki gerçek değeri ile muhdesatlar dikkate alınmaksızın çıplak gerçek sürüm değerinin, uzman bilirkişi kurulu aracılığı ile belirlenmesi, bu şekilde elde edilecek değerler arasında bir fark meydana geldiğinde bunların birbirine oranlanması, bu oranın ihale ile yapılan satış bedeline uygulanarak, davacıların yaptığı belirtilen muhdesatın ihale bedeline yansıma miktarının belirlenmesi, bulunacak bu miktardan, davacıların dava konusu taşınmazda hissedar olduğu da gözetilerek, davalının payına isabet eden miktara hükmedilmesidir.
Açıklanan hususlar Mahkemece araştırılmadığı gibi, dosyada mevcut bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan yöntem izlenmeksizin sadece dava konusu taşınmazın ve muhdesatın değerlerinin bildirildiği görülmektedir. Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile, hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.