Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6745 E. 2017/19575 K. 04.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6745
KARAR NO : 2017/19575
KARAR TARİHİ : 04.12.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı ve davalılardan … Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2014 yılı temmuz ayından iş akdinin feshedildiği 16/10/2015 tarihine kadar … Güvenlik Şirketi bünyesinde … … Onkoloji Hastanesinde Güvenlik Amiri olarak görev yaptığını, görevini elinden gelen tüm gayret ve özveri ile yerine getirmeye çalıştığını, 2015 yılı ocak ayında hastane Başhekiminin, şubat ayı içerisinde de İdari ve Mali İşler Müdürünün değiştiğini, bu dönemden sonra olumsuzlukların ortaya çıkmaya başladığını, hastane idari işler müdürünün özellikle taşeron firmalar adına çalışan personeller üzerinde baskı oluşturduğunu, kendisine karşı da olumlu yaklaşılmadığı gibi hiçbir sebep yokken İdari işler müdürü tarafından kendisine cephe alındığını, iş akdinin feshedildiği tarihe kadar hakkında idare tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, kendisinden savunma alınmadığını, herhangi bir ikazda bulunulmadığını, 06 Ekim 2015 tarihinde bilgisi ve onayı dışında güvenlik görevlisi olarak çalışan …’ın idarece çağırıldığını, 2015 yılı Ekim ayı için planlanan onaylı nöbet-vardiya çizelgesini değiştirmesi talimatı verildiğini, …’a güvenlik şirketine kendisi hakkında yazı yazıldığının, bundan sonra yetkilinin kendisi olduğunun söylendiğini, iş akdinin feshinin haksız olduğunu ileri sürerek Üst İşveren-İdare makamına ait 08/10/2015 tarih ve 3759 sayılı ” Ekip sorumlusu değişikliği” teklif yazısına istinaden alt işveren-yükleniciye ait 16/10/2015 tarihli haksız fesih bildiriminin iptali ile tekrar işe iadesinin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davalı olarak gösterilen … … Onkoloji Hastanesinin taraf ehliyeti bulunmadığını, davacının taraf sıfatı olmayan birime karşı dava açtığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı … Ltd. Şti. cevap dilekçesinde; davacının … Onkoloji Hastanesinde güvenlik ekip sorumlusu olarak 01/01/2015- 15/10/2015 tarihleri arasında görev yaptığını, … … Onkoloji Hastanesinin 12/10/2015 tarihli yazısına istinaden disiplinsiz tavırlarından dolayı teknik şartnamenin 7. maddesi C bendinde belirtilen görev ve sorumluluklarını yerine getirmekte ilgisiz davranması, ekip sorumlusu olarak hastane idaresi ile uyumlu bir çalışma sağlayamaması, personel arasında huzursuzluklara sebebiyet vermesi nedenleriyle görevinden alınması ve amir olarak başka bir personelin görevlendirilmesi istenilmiş olduğundan görevinden alındığını, güvenlik amiri olarak atanabileceği uygun bir kadro bulunmadığından 16/10/2015 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınmadığı, davacının başka bir görevde çalıştırılabileceğinin değerlendirilmediği, davacıya görev değişikliği teklif edilmediği, davalı … Ltd. Şirketinin davacının iş akdini haksız sebeple feshettiği anlaşıldığından, davacı tarafından davalı … Ltd. Şirketi aleyhine açılan ve sübuta eren işe iade davasının kabulüne, davalı Sağlık Bakanlığı açısından davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili ve davalı … Ltd. Şti. tarafından yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında güvenlik hizmet alım işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, davacı işçinin işvereni olan şirketinin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınmadan ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, asıl işveren yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı alt işveren … Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattın her iki davalının birlikte sorumlu olması kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 84,50 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 55,40 TL. harç masrafının sadece davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacı vekiline iadesine,
Kesin olarak oybirliği ile 04.12.2017 tarihinde karar verildi.