YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/21347
KARAR NO : 2017/14966
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 03/12/2012 tarihinden itibaren davalı işveren tarafından İş Kanunu ilgili maddelerine aykırı bir şekilde haksız ve hukuksuz olarak iş akdinin sonlandırıldığı tarih olan 13/08/2015 tarihine kadar 3 yıla yakın süre içersinde davalı şirket bünyesinde pazarlama uzmanı olarak çalıştığını, iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek, haksız ve kötü niyetli olarak iş akdi feshedilen davacının işe iadesine, davalı işverence işe iade kararına uyulduğu veya uyulmadığı takdirde davacıya fesihten itibaren boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretinin ve sosyal haklarının davalı işverenden tahsilini ve işe iade kararına uyulmadığı takdirde iade kararına aykırılıktan dolayı davacının lehine 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı ile davalı şirket arasında 23/11/2012 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi imzaladığını ve davacının davalı şirket bünyesinde Acenteler Satış Müdürlüğü departmanında Acenteler Satış Bölge Sorumlusu- Uzman pozisyonunda 03/12/2012 tarihinde işe başladığını, davacının son olarak Pazarlama Uzmanı pozisyonunda çalıştığını, iş akdinin davalı şirketin 12/08/2015 tarih ve 8063 nolu Yönetim Kurulu Kararı gereğince 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi ile geçici 6. maddesine istinaden 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi hükümlerine göre kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle 13/08/2015 tarihinde feshedildiğini, davalı şirketin 1040 sayılı 12/08/2015 tarihli Yönetim Kurulu Kararı uyarınca “Acenteler Satış Müdürlüğü ile ilgili olarak Müfettiş Ferşat Balcı tarafından düzenlenen 28/07/2015 tarih ve 2 sayılı soruşturma raporunda “Pazarlama Uzmanı …’nın Bahçem Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi acentesine ait kullanıcı kodu ve şifresini kullanarak ilgili acente adına poliçe teklifi düzenlediğiniz/poliçe üretimi gerçekleştirdiğiniz, 7 adette toplam tutarı 19.010,00 TL. olan poliçeyi … Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi acentesine yönlendirdiğiniz, yönlendirilen poliçeler nedeniyle acentenin 4558,00 TL komisyon kazanmasına neden olduğunuz tespit edilmiştir.” gerekçesiyle iş akdinin feshedildiğini, davacının verdiği 24/06/2015 ve 06/07/2015 tarihli ifadelerinde görüldüğü üzere davacı … Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi acentesinin kullanıcı kodu ile birkaç kez sisteme giriş yaptığını, söz konusu girişlerde birkaç adet poliçe teklifi düzenlendiğini, poliçeleri … Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi acentesine yönlendirdiğini belirttiği, müfettiş raporu gereğince … … …’nın acentenin hesabına kendi bilgisayarı üzerinden 18 kez giriş yaptığı, arkadaşlarına ait poliçeleri bizzat acenteye yönlendirdiği, …’nün 09/06/2014 tarihinde … … … yazmış olduğu mailde … adlı şahsa yaptığı poliçeler sebebiyle 1.074,00TL komisyon ödemesi yapmaları gerektiğini ifade ettiği göz önünde alındığında, … ile … … … ortaklık içerisinde olabileceği yönünde şüphe oluştuğunu, ve davacının hesap ekstrelerinin incelenebileceğinin belirtmesi üzerine, ilgililer arasında para alışverişi olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla ilgililerden bankalar nezdinde bulunan hesapların 01/08/2014-29/06/2015 tarihleri arasındaki işlemlerine ait dökümler incelenmek üzere istendiğinde, davacı tarafça ekstrelerinin teslimini zorlaştırması, ekstreleri hazırladıktan sonra bunların incelenmesini olanaksız kılan bir taahhütname imzalatmaya çalışılmasının da göz önünde bulundurulmasını, tüm bu nedenlerle yapılan feshin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, “…dosya içeriğine göre … Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi’nin davalı şirketin acentesi olduğu, söz konusu acentenin davalı şirketin Acenteler Bölge Sorumlusu olup iş akti davalı işverenlikçe feshedilen … isimli şahsın akrabasına(ağabeyinin eşi) ait olduğu, bu şahıs hakkında başlatılan soruşturma kapsamına davacının da alındığı anlaşılmaktadır. Acenteye tahsis edilen şifre ve giriş kodunun davacı tarafından kullanılması eylemi gerek davalı işyerinin kuralları gerekse hayatın olağan akışı gereği yanlış ise de; söz konusu eylemler nedeniyle davacının komisyon veya benzeri çıkar elde ettiği kesin olarak ispatlanamamış olup, Müfettiş Ferşat Balcı tarafından düzenlenen 28/07/2015 tarih ve 2 sayılı soruşturma raporununun 15.sayfasında da müfettiş düşüncesi olarak; …’nün görevden çıkarma cezası ile tecziyesi, davacının ise sigorta/sigorta ettiren poliçe ve iletişim bilgilerine erişemeyeceği başka bir birimde görevlendirilmesinin, ilgilinin davranışları hakkında birim yöneticisinin bilgilendirilerek davranışlarının izlenmesinin ve şüpheli bir durumla karşılaşıldığında Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın bilgilendilmesinin uygun olacağı belirtilmiş olup, davacının mevcut eylemleri göz önüne alındığında aktin feshinin son çare olduğu ilkesine riayet edilmediğinden…” iş akdinin feshinin geçersiz olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin davranışlarından kaynaklanan nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarına dayanan fesih, herşeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. Şüphesiz, işçinin iş sözleşmesinin ihlali işverene derhal feshetme hakkını verecek ağırlıkta olmadığı da bu bağlamda incelenmelidir. Daha sonra ise, işçinin isteseydi yükümlülüğünü somut olarak ihlal etmekten kaçınabilip kaçınamayacağının belirlenmesi gerekir. İşçinin somut olarak tespit edilmiş sözleşme ihlali nedeniyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görmüş olması şarttır.
İşçinin yükümlülüklerinin kapsamı bireysel ve toplu iş sözleşmesi ile yasal düzenlemelerde belirlenmiştir. İşçinin kusurlu olarak (kasden veya ihmalle) sebebiyet verdiği sözleşme ihlalleri, sözleşmenin feshi açısından önem kazanır. Geçerli fesih sebebinden bahsedilebilmesi için, işçinin sözleşmesel yükümlülüklerini mutlaka kasıtlı ihlal etmesi şart değildir. Göstermesi gereken özen yükümlülüğünün ihlal edilerek ihmali davranış ile ihlali yeterlidir. Buna karşılık, işçinin kusuruna dayanmayan davranışları, kural olarak işverene işçinin davranışlarına dayanarak sözleşmeyi feshetme hakkı vermez. Kusurun derecesi, iş sözleşmesinin feshinden sonra iş ilişkisinin arzedebileceği olumsuzluklara ilişkin yapılan tahminî teşhislerde ve menfaatlerin tartılıp dengelenmesinde rol oynayacaktır.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir.
İşçinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusurlu olarak ihlal ettiğini işveren ispat etmekle yükümlüdür.
Yan yükümlere itaat borcu, günümüzde dürüstlük kuralından çıkarılmaktadır. Buna göre, iş görme edimi dürüstlük kuralının gerektirdiği şekilde ifa edilmelidir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar(Dairemizin 28.04.2008 gün ve 2007/34009 Esas, 2008/10347 Karar sayılı ilamı).
Dosyadaki bilgi ve belgeler ve özellikle acenteler satış bölge sorumlusu … hakkında açılan soruşturma ve bu soruşturma sonucu düzenlenen müfettiş raporu ile davacının savunmalarından; davacının feshe konu eylemleri gerçekleştirdiği, başka bir acentenin hesabına birkaç kez acente şifresiyle giriş yaptığı, poliçe düzenlediği, soruşturma raporunu hazırlayan müfettişlere hesap ekstrelerini imza karşılığında vereceğini belirttiği, bu talebinin kabul edilmesine rağmen bu kez kendisinin hazırladığı teslim-tesellüm tutanağının müfettişlerce imzalanmasını istediği, davacının tüm bu davranışlarının doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini zedelediği, işverenden iş ilişkisini devam ettirmesinin beklenemeyeceği, işverenin feshinin geçerli olduğu anlaşıldığından davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasası’nın 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 160,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 05.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.