YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39969
KARAR NO : 2017/21865
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı … vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı … vekili, davalı …’ın belediyede şoför, diğer davalı …’ın da destek hizmetler müdürü olduğunu, davalı … yönetiminde bulunan belediyeye ait aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle hak sahiplerine ödemek zorunda kaldığı maddi ve manevi zararların aracın sürücüsü olan … ile aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptırmayan destek hizmetler müdürü …’dan müştereken ve müteselsilen ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2015/10911 esas, 2015/13183 karar sayılı ilamı ile, taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunduğu, işverenin işçinin verdiği zarardan dolayı rücuen tazminat ödetilmesi istemine ilişkin bu davaya bakma görevi 5521 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca İş Mahkemelerine ait olduğu, davalı …’ın destek hizmetler müdürü olarak görev yaptığı ve diğer davalı işçinin kullandığı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptırmayarak meydana gelen zarardan onunla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması istenildiğinden davalılar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle usul ekonomisi ilkesi gereği her iki davalı hakkındaki davanın aynı mahkemede görülmesi gerektiğinden özel görevli mahkeme olan İş Mahkemesinin her iki davalı yönünden de görevli olduğu sonucuna varılarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak görevsizlik kararı verilmiş ve dosya görevli iş mahkemesine gönderilmiştir. Görevli iş mahkemesince yeniden yapılan yargılamada, davacının tazminat talebinin, davalı … yönünden reddine, davalı … yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı … vekili ve davalılardan … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı …’ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, rücuen tazminat ödetilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların sorumlu olduğu miktarlara yöneliktir.
Somut olayda, davacı …, istihdam ettiği şoför davalı …’ın kazaya sebebiyet verdiği, davalı …’ın da aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yaptırmadığından sorumlu olduklarını ileri sürerek ödemek zorunda kaldığı tazminatları rücuen davalılardan talep etmektedir.
Mahkemece, davalılardan …’ın iş sözleşmesi ve görev tanımı itibarıyla … poliçesini yaptırma görevinin davalıya verildiğine dair bir kayda rastlanmadığından davalının sorumluluğu olmadığı belirtilerek bu davalı hakkında davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin bu kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yine Mahkemece aracın …’nın yapılmamasından kaynaklanan ve … Fonu Güvence hesabına ödenen miktardan şoför olarak çalışan davalı …’ın herhangi bir kusuru olmadığından davacı Belediyenin bu nedenle ödemek zorunda kaldığı miktarlar yönünden davalının sorumlu tutulamayacağına ilişkin değerlendirme de doğrudur. Ancak mahkemenin davacının sorumlu olduğu 3. kişilere ödenen diğer tazminatlar yönünden tarafların takdiren %50 oranında sorumlu olacağına ilişkin tespiti dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Olaya ilişkin kaza raporunda, davalının asfalt bakım kamyonunu dik yokuşta aşağı doğru bıraktığı, vites kolunun ve imdat kolunun boşta olduğu, arka tekerleklere takoz koymadığı, olayda tedbirsiz davrandığı ve önlem almadığı tespit edilerek 8/8 kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Olayın oluş şekli ve 24.01.2017 tarihli kusur raporunda tespit edildiği üzere meydana gelen trafik kazasında davacı belediyenin %20, davalı şoförün ise %80 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek buna göre sorumluklarının belirlenmesi dosya kapsamına uygun olacaktır. Açıklanan bu nedenle kararın bozulması gerekmektedir.
3-Kabule göre de, davalı … vekili lehine eksik vekalet ücreti takdir edilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.