Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/25954 E. 2017/14470 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/25954
KARAR NO : 2017/14470
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın aşamalarda atılı suçu inkar etmesi, katılanın bizzat hırsızlık eylemine şahitlik etmemesi ve kolluk tarafından düzenlenen görüntü izleme tutanağına göre, görüntüdeki yüzü görünmeyen şahsın girdiği odanın katılanın odası olup olmadığının belirsiz olması karşısında; maddi gerçeğin kesin olarak belirlenmesi amacıyla; öncelikle kamera görüntüsündeki şahsın girdiği odanın katılana ait olup olmadığının araştırılması, sanığın teşhise elverişli önden, profilden ve boydan çekilmiş fotoğrafları ile birlikte bu konuda uzman Polis Kriminal Laboratuvarı ya da Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek görüntü iyileştirme tekniklerinin kullanılması suretiyle sanığın fiili gerçekleştirip gerçekleştirmediğine ilişkin delillerin temyiz denetimine imkan tanıyacak şekilde ortaya konulması gerekirken, eksik kovuşturma sonucunda yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmiş olması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
1-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi yerine 142/1 olarak yazılması,
2-Mahkemece katılan lehine vekalet ücretine hükmedilirken, hüküm fıkrasına ilişkin cümlenin yarıda bırakılması suretiyle infazda tereddüt oluşturulması,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.