YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7689
KARAR NO : 2017/19080
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde 2006 yılının Ağustos ayından itibaren kesintisiz çalıştığını, iş yerinin adının önceleri … Fındık olduğunu sonrasında ise … Tarım Tur İnş Nak Tic Ltd Şti ismini aldığını, usulsüz, olarak işverence giriş çıkışlar yaptırıldığını, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak fesh ettiğini, ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 08.09.2008 tarihinde işe girip 10.06.2009 tarihinde çıktığı, yeniden 27.08.2009 tarihinde işe girerek 27.12.2013 tarihinde işten ayrıldığını, işten ayrılma sebebinin emekliliğini talep etmesi olduğunu, sözlü ya da yazılı tazminat talebi olmadığını, noter kanalı ile ihtarname çekerek haklarını talep etmiş olduğunu, bu ihtara cevaben 3.118,41 TL kıdem tazminatı ve 2009-2011 yıllarında yıllık izne hak kazanamadığı halde kendisine 942,60 TL yıllık izin ücreti ödeneceği bildirilmişse de davacının bu teklifi kabul etmediğini, dava açtığını, oysa davacının tedavi olması nedeni ile zaten düzenli olarak bir çalışmasının bulunmadığını, 2012 yılının Ocak, Şubat ve Mayıs aylarında kısmi çalışmasının olduğunu, Mayıs 2012 tarihinde işten ayrıldığını ve 27.12.2013 tarihine kadar da raporlu olduğunu, 14.06.2009 tarihli tutanakta 10.06.2009 tarihinde işten ayrılmış olduğunu ve hiçbir alacağının olmadığını bizzat kendisinin kabul etmiş olduğunun görüldüğünü, fazla mesai yapmadığını, iş yerinde resmi ve ulusal tatillerde çalışma yapılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı işyerinde 04/12/2007-27/12/2013 tarihleri arasında çalıştığı, emeklilik nedeniyle iş akdini feshettiği anlaşıldığından kıdem tazminatı alacağı olduğu ancak ihbar tazminatı istemi koşulları bulunmadığı, ayrıca fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacakları da olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının davalı nezdinde geçen hizmet süresi ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Davacı davalı işyerinde 2006 yılının Ağustos ayından itibaren çalıştığını iddia ederken davalı, 08/09/2008 tarihinde işe başladığını savunmuştur.
Mahkemece davacının davalı işyerinde 04/12/2007-27/12/2013 tarihleri arasında çalıştığının kabul edildiği açıklanmış ise de, hükmedilen miktarlara bakıldığında hesaplamaların 08/11/2006-27/12/2013 tarihleri arasındaki sürenin dikkate alınarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davacıya ait SGK kayıtlarının incelenmesinde, davacının iddia ettiği 2006 yılından davalının kabulünde olduğu tarih arasında davalı ile irtibatı ortaya konulmayan işyerlerinden çalışma bildirildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda bu hususun haricen araştırıldığına değinilmiş ise de dosya içine intikal eden bir araştırma yoktur.
Mahkemece davacının davalı işyerinde çalıştığını iddia ettiği ancak kayıtlarda farklı bir işyerinde çalışma yapıldığı görünen dönem bakımından, kayıtlarda görünen işverenlerin kim olduğu belirlenerek davalı ile bir bağlantısı olup olmadığı araştırılıp davalının sorumlu tutulmasını gerektiren bir bağ tespiti halinde buna göre çalışma süresi belirlenmelidir. Aksi halde kayıtlarda görünen süreye itibar edilmelidir.
Diğer taraftan gerekçede davacının 4 yıl 4 ay çalıştığı yazılmış olup bu süre kayıtlarda davalı nezdinde geçen çalışmaya tekabül etmektedir. Ancak hükümde, davalı nezdindeki kayıtların dışındaki sürenin dikkate alındığı hesaplamaya itibar edilmesi, kendi içinde çelişki oluşturmakla hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.