YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7137
KARAR NO : 2017/15852
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlık
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, … ilinde bulunan 235 ada 41 parsel sayılı bağ vasıflı taşınmaz maliklerinden kimliği ve adresi tespit edilemeyen …. Hazinenin hak ve menfaatleri olması nedeniyle 3561 sayılı Yasa gereği İl defterdarının yönetim kayyımı olarak atanmasını istemiş; mahkemece tapulama tutanaklarının incelenmesi sırasında ….ın halası olduğunu beyan eden …oğlu ….n nüfus kayıtlarından hareketle, babasının Hava isminde bir kız kardeşi olduğu anlaşılmış,…..’nın hakkında ölüm araştırması devam eden …adında bir oğlu olduğu, bu haliyle kanunun kayyım tayinine ilişkin aradığı şartların oluşmadığı kanaatiyle davanın reddine dair verilen karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamının hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Kayyım tayini istenilen 41 parsele kayıtlı taşınmaz maliki ….. mahkeme tarafından tespit edilen …. ile aynı kişi olup olmadıkları gereği gibi araştırılmamıştır.
Taşınmazın 03.10.1964 tespit tarihli kadastro tutanağı incelendiğinde, beyanlar hanesinde …oğlu ….n tarafından bu yerin……ait olduğu ve halasının 20 sene önce öldüğünün açıklandığı, bu nedenle taşınmazın mirasçılar adına yazılmasını istediği görülmektedir. Mahkemece, beyanda bulunan ….’a ait kayıtlardan yola çıkarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olup tapu maliki olarak kabul edilen ….met kızı…..’nın ölüm tarihi 11.09.1956 olarak nufus kaydında gözükmektedir. Ne var ki; kadastro tutanağı incelendiğinde nufus müdürlüğüne……’nın sağ olup olmadığının sorulduğu ve gelen cevapta sağ olduğunun bildirildiği anlaşıldığından, beyanda bulunun ….talebinin reddi ile taşınmazın….. kızı…… adına tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro tutanağında geçen nüfus müdürlüğü yazısı tarihi ise Mahkemenin taşınmaz maliki olarak kabul ettiği..nın ölüm tarihinden sonraki bir tarih olan 26.08.1964’tür.
Mahkemece, yukarıda izah edilen çelişkileri giderecek şekilde, taşınmaz maliki …n mahkeme tarafından tespit edilen …..ile aynı kişi olup olmadıklarının tespiti bakımından tüm bilgi ve belgeler getirtilip (tedavüllü tapu kaydı, kadastro tutanağından geçen 26.08.1964 tarihli nufus müdürlüğü yazı cevabı, Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığınca yazılan yazıda adları geçen ve davaya konu taşınmazı kullandıkları anlaşılan …. adlı kişiler ile kayıt malikinin irtibatının araştırılması vs.) incelenmeden adı geçenlerin aynı kişi olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.