Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/41870 E. 2017/22664 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41870
KARAR NO : 2017/22664
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar … Genel Müdürlüğü ile … A.Ş. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı … ve ona bağlı … Genel Müdürlüğünün ihtiyacı olan personelin davalı … A.Ş. tarafından karşılandığını, taraflar arasında muvazaalı ilişki bulunduğunu, baştan itibaren … Genel Müdürlüğü ve … işçisi sayılması gerektiğinin tespiti ile ücret farkı ve Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklı diğer işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davalılar … Genel Müdürlüğü ile … AŞ arasındaki hizmet alım ihale sözleşmesinin ve asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespiti ile alacak taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ile davalılar … A.Ş. ve … Genel Müdürlüğü vekillerince temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2015/18873 esas, 2015/9708 karar sayılı ilamı ile; Mahkemece ilave tediye hesaplamasını yaparken dosyaya sadece 2013 yılına ilişkin bazı ücret bordroları ibraz edildiğinden kısmi olarak yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulduğu ancak, Mahkemece son dönem ücreti bilindiğinden önceki dönemlerin ek davada değerlendirilebileceği belirtilmiş ise de her eda davasının özünde tespit talebini de içerdiği, mevcut yargılamada alacağın tespit edilmemesinin ileride yeni uyuşmazlıklara yol açabileceği, davalı işyerinin tüm ödemelerinin kayda dayalı olması gerektiği, bu durumda bilinmeyen dönem ücretinden söz edilemeyeceği, Mahkemece eksik kayıtlar getirilerek kayıtlardaki ücret üzerinden ilave tediye alacağının hesaplanması ve gerekçeli kararda bu miktarın gösterilmesi gerekliliği gözetilmeyerek eksik inceleme ile karar verildiği, …’de ulaşım hizmetlerinin … tarafından yerine getirilmesi nedeniyle davacının husumette yanılarak davayı … Genel Müdürlüğü yanında …’ne de yönelttiği, hasımda yanılmanın kabul edilebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla … hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiği, ayrıca yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceğinin dikkate alınması gerektiği nedenleriyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalılar … … Genel Müdürlüğü ile … A.Ş. arasındaki hizmet alım ihale sözleşmesinin ve asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun tespitine ve davacının diğer tüm alacak taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar … Genel Müdürlüğü ve davalı … A.Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Taraflar arasında vekalet ücreti ve yargılama giderinin tahsili açısından uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, her ne kadar davalılar arasında muvazaanın varlığı kabul edilmiş ise de, dava muvazaa iddiasına dayalı alacak (eda) davası niteliğinde olduğundan ve alacak talepleri kanıtlanmadığından davacı lehine ücret takdir edilmemesi ve davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi yollamasıyla mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:
Gerekçeli kararın,
1-Hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkarılmasına,
2-Hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden çıkarılmasına,
3-Hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesine göre, 1.980,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılar … Genel Müdürlüğü ve … A.Ş.’ye verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
4-Hüküm fıkrasının 7. bendinin çıkarılarak yerine, “Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
5-Hüküm fıkrasının 8. bendinin çıkarılarak yerine, “Davalı … Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ve 88,00 TL tebligat gideri, 40,00 TL tanık ücreti, 20,80 TL müzekkere posta masrafından ibaret olan toplam 148,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı … Genel Müdürlüğü’ne verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
6-Hüküm fıkrasının 9. bendinin çıkarılarak yerine, ”Davalı … A.Ş. tarafından yapılan 56,00 TL tebligat gideri, 40,00 TL tanık ücreti, 25,00 TL temyiz posta masrafından ibaret olan toplam 121,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına,
Hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.