Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2016/8857 E. 2017/13885 K. 30.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8857
KARAR NO : 2017/13885
KARAR TARİHİ : 30.11.2017

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 28.01.2013 tarihinde düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, suça sürüklenen çocuğun, “İşyerinden hırsızlık fiilini algılama yeteneğine ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olduğu kanaatine varıldığının” saptanmasına karşın, 20.06.2014 tarihli sosyolog tarafından düzenlenen sosyal inceleme raporunda “…suça sürüklenen çocuğun çok sinirli olduğunu, çevredeki insanlara şiddet eğiliminde olduğunu, sakinleştirici ilaç kullandığını, ayrıca annesinin beyanına göre de %50 özürlü raporunun olduğunu, aynı zamanda hiperaktivitesinin ve beyninde iltihap olduğunu, özel eğitime devam ettiğini her yıl heyete girdiğini, tetkiklerini ve tedavisinin yenilendiğini” belirtilmesi karşısında, her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekirse TCK’nın 32. maddesi anlamında da araştırma yapılmadan hüküm kurulması,
2- Müştekiye ait işyerinden, müştekinin beyanına göre 44 TL değerinde bluetooth kulaklık çalındığının anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, TCK’nın 145. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.