Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2017/4744 E. 2017/9055 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4744
KARAR NO : 2017/9055
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –

Davacılar vekili dava dilekçesi ile tarafların …, … mah. 1219 ada 200 sayılı parselde tapuya kayıtlı anataşınmazın maliki olduklarını, davacıların maliki oldukları 1 ve 4 nolu bağımsız bölümün arsa paylarının yanlış olarak hesap edilip tapuya tescil edildiğini, arsa payları arasında farklılıklar bulunduğunu, bu durumun bir çok soruna yol açacağını, arsa paylarının yeniden düzenlenmesi hususunda karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece arsa paylarının bağımsız bölümlerin payları ile oranlı olarak tahsis edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan arsa payının düzeltilmesine ilişkindir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 3. maddesinde, kat mülkiyeti, bu mülkiyete konu olan anayapının bağımsız bölümlerinden her birine kat irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat mülkiyetine geçilme halinde ise bu tarihteki değeri ile oranlı olarak tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulacağı, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değeri ile oranlı olarak tahsis edilmediği hallerde, her kat malikinin veya kat irtifakı sahibinin arsa payının düzenlenmesi için mahkemeye başvurabileceği hükme bağlandığından; arsa payı düzenlemesinin yeniden yapılabilmesinin ilk şartı, arsa paylarının bağımsız bölümlerin değerleriyle oransız olarak belirlenmiş olmasına bağlıdır. Bu hususa dayalı istemlerde mahkeme bütün delilleri değerlendirerek bağımsız bölümün bedeli ile özgülenen arsa payını karşılaştırıp denklik sağlamaya çalışmalıdır. Söz konusu işlem yapılırken de bağımsız bölümlerin cinsi, bulunduğu kat, alanı, ısınma sistemi, aydınlanması, mimari kullanımı ve konumu, cephesi ve manzarası gibi hususlar esas alınır. Değerlendirmeye esas alınacak tarihten sonraki imar durumu ile cins ve manzara değişiklikleri, bakım ve onarım çalışmaları nedenleriyle meydana gelen değer artış ve eksilmeleri dikkate alınmaz.
Somut olayda, 1968 yılında kat mülkiyeti kurulan dava konusu taşınmazda bu tarihte bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan ve arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı gibi, kat mülkiyetinin kurulduğu tarih dikkate alındığında aradan geçen sürede taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerinin yukarıda açıklanan unsurları ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken bir yanlışlık olduğu konusunda mahkemece yeterli değerlendirme ve gerekçeyi kapsamayan soyut ve genel ifadeli bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 07/11/2017 günü oy birliği ile karar verildi.