YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40044
KARAR NO : 2017/20635
KARAR TARİHİ : 05.10.2017
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, duruşmalı olarak süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete devredilen termik santralde değirmen bakım ustası olarak çalıştığını, … kapsamında çıkartılan 23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 667 sayılı KHK.’nin 4. maddesine istinaden ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi gereğince müvekkilinin iş akdinin 23/08/2016 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin … terör örgütü ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek müvekkilinin işe iadesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine uygun olarak feshedildiğini, dava şartlarının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre işe iade davası açılabilmesi için işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece mahkemesince, toplanan kanıtlara dayanılarak, yapılan feshin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılarak yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı H.M.K.’nın 353/1-b(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen ve işverene derhal fesih yetkisi tanıyan haklı sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. Yargılama sırasında bu sebeplerin ağırlıkları her olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmişse, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüşse işverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı doğar. Buna karşılık, işçinin davranışı taraflar arasında bulunması gereken güven temelini çökertecek ağırlıkta bulunmamakla, iş ilişkisine devamı tam anlamıyla çekilmez hale getirmemekle birlikte, işin normal işleyişini bozuyorsa, işyerindeki uyumu olumsuz yönde etkiliyor ve işverenden bu nedenle iş ilişkisini yürütmesi normal olarak beklenemiyorsa 4857 sayılı Kanun’un 18/1. maddesi gereği geçerli fesih hakkı doğar.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
İş sözleşmesinin devamı konusunda davacının fesih sebebi yapılan davranışı kesin şekilde kanıtlanamamış ise de tanık anlatımları ile ortaya çıkan olgulardan işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez derecede şüphe meydana gelmiş olup bu durumda iş sözleşmesinin feshinin yerinde olduğu kabul edilmelidir.
20/07/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında, darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemeye” yönelik 667 sayılı KHK. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Kamu Görevlilerine İlişkin Tedbirler” başlıklı 4. maddesinde, “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen” lerin aynı maddenin (g) fıkrasına göre, “Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden” çıkarılacakları ve bir daha kamu hizmetinde doğrudan veya dolaylı görev alamayacakları hükme bağlanmıştır. Davacının iş akdinin feshinin 667 sayılı KHK. den kaynaklanan yetki ile yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden; davacının, değirmen bakım ustası olarak çalışmakta iken, 15/07/2016 tarihli darbe girişimi sonrasında dava dışı … Üretim A.Ş.’nin 12/08/2016 tarih ve 60321630-903.06.04-E. 39405 sayılı yazısı ile davalı şirketten davacının … ile irtibatı olduğunu davacının görevden uzaklaştırmasının talep edildiği, bu yazı üzerine davalı işverence davacının 12.08.2016 tarihinde 667 sayılı KHK.’nın 4. maddesine atıfla … Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması üyesi olma şüphesiyle işine son verildiği görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesince davacının görevine iadesine ilişkin bir KHK düzenlemesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinin yerinde olduğu yönünde hüküm kurmuştur.
Dosya kapsamında feshe gerekçe gösterilen husus yeterli olarak araştırılmamıştır. Öncelikle davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Müdürlüğünün Terörle Mücadele de ilgili birimlerden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank … açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, dava dışı … Üretim A.Ş.’nin 12/08/2016 tarih ve 60321630-903.06.04-E. 39405 sayılı yazısında tespit edilen hususlara dair belge ve dayanaklar, fesih nedenine dair deliller toplanarak dosya içerisine alındıktan sonra bir değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 16/06/2017 tarih 2017/1219 esas 2017/1022 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin 2016/622 esas 2017/165 sayılı kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.