Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/10048 E. 2017/12452 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10048
KARAR NO : 2017/12452
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlulardan ….. vekili, … 6 İcra Müdürlüğü’nün 2014/2132 sayılı dosyası ile müvekkili hakkında … Tüketici Mahkemesi’nin 2009/231 Esas 2012/470 Karar sayılı ilamına dayalı olarak icra takibi yapıldığını, söz konusu ilamda dava konusu olan 2007 model …. marka araçta kaza sonucu yaşanan 15.000,00-TL değer kaybının ve söz konusu aracın davalılara verilmesi sonucu misli ile değiştirilmesine hükmedildiğini, alacaklının aracın mislinin mümkün olmaması neticesinde aracın tespit edilecek değerinin ödetilmesini istediğini, … Ticaret Odası’ndan aracın değerinin 173.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, söz konusu bedelin gerçeği yansıtmadığını, aracın rayiç değerinin çok daha düşük rakam olması gerektiğini belirterek yeniden kıymet takdiri yapılmasını talep etmiştir. …. vekili, icra müdürlüğünce tespit ettirilen araç değerinin ilam konusu aracın değeri olmadığını, 2014 yılı bedelinin esas alınamayacağını belirterek 2007 model aracın İİK.nın 24. maddesi çerçevesinde değerinin yeniden tespit edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 09.09.2014 tarihli rapor doğrultusunda davaya konu aracın değerinin 157.500,00-TL olarak tespitine karar verilmiş olup hüküm alacaklı ve borçlu ….. vekilince temyiz edilmiştir.
Alacaklı ve borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 24. maddesinin 1, 3, 4 ve 5. fıkralarında, taşınır teslimine dair ilam icra dairesine verilince, icra müdürünün icra emri tebliği ile 7 gün içinde o şeyin teslimini emredeceği, hükmolunan taşınır veya misli borçlu yedinde bulunursa zorla alınıp alacaklıya verileceği, yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değerinin alınacağı, vermezse ayrıca icra emrine gerek kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunacağı, taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu taktirde icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı belirtildiği gibi hükmolunan taşınırın değerinin borsa ve ticaret odalarından olmayan yerlerde icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin olunacağı belirtildikten sonra maddenin son fıkrasında “ilgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet haklarının olduğu” hükmüne yer verilmiştir.
Son fıkrada yer verilen bu düzenlemenin, icra müdürünün belirlediği taşınırın değerinin taraflarca şikayet konusu edilmesi halinde, icra mahkemesine denetleme yetkisi tanıdığının, bu denetlemenin de icra hakimi tarafından uzman bilirkişiden yardım alınmak suretiyle gerçekleştirebileceğinin kabulü gerekir. Bu kabul karşısında değer belirleme işleminin bizatihi icra müdürüne ait olduğu yönündeki yerleşik uygulama terk edilmiştir.
Somut olayda, Mahkemece iki kez bilirkişi raporu aldırılmıştır. 09/09/2014 tarihli bilirkişi raporunda; Ocak 2008 tarihi itibariyle rayiç bayi fiyatının 200.000,00 TL olduğu, 2014 yılı itibariyle yedi yıldaki yaş değer kaybının 17.500,00 TL olduğu, 2. el ve 4000 km de olması sebebiyle değer kaybının 25.000,00 TL olduğu ve buna göre …..model arazi aracının Eylül 2014 tarihindeki plakası takılmış 4.000 km’deki kullanılmış eşdeğer ayıpsız emsal değerinin 157.500,00-TL olacağı, Tüketici Mahkemesi tarafından verilen hüküm gereği aracın davacı tarafından kullanımı sırasında karıştığı kazadaki hasarlar nedeni ile araçta oluşan 15.000,00 TL değer kaybı düşülmesinin hüküm gereği olduğu, davacının talep edeceği alacak miktarı;157.500,00-15.000,00=142.500,00-TL olacağı bildirilmiştir. 23.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda; 110.777 km’de olan ….. dava konusu aracın Eylül 2014 ikinci el piyasa değerinin internet üzerinden elde edilen üc ayrı eşdeğerine göre 140.000,00-TL olarak ayıpsız misli belirlenmiştir.
İcra takibinin dayanağı … Tüketici Mahkemesi’nin 23.10.2012 tarih 2009/231 Esas 2012/ 470 Karar sayılı dayanak ilamda “.. davanın kısmen kabulüne, 11/01/2008 tarih, 0081293 nolu fatura ile 160.000,00 TL’ne alınan …..1 plakalı araç ile 15.000,00 TL’nin davalılara verilerek, aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine ..” karar verilmiştir. Anılan hüküm tarafların edimlerini birlikte ifa yükümlülüğü vermektedir. Bu durumda para alacaklısı ayıplı aracın teslimini gerçekleştireceğini bildirerek icra takibini başlatabilir ise de takibe devam edilebilmesi için bu aracın da teslimini sağlaması gerekir. Alacaklıya teslimi gereken ayıpsız aracın para borçlusu elinde bulunmadığının yeni üretiminin yapılmadığının bildirilmesi halinde, şayet ayıplının teslimi sağlanmış ise bu bildirim tarihi haciz tarihi olarak kabul edilerek ayıpsız aracın bu tarihe göre değeri belirlenmelidir. Alacaklıya teslimi gereken aracın para borçlusu elinde bulunmadığının yani üretiminin yapılmadığının bildirilmesi halinde ise, icra emri ile verilen sürenin sona erdiği tarih haciz tarihi olarak kabul edilir. Buna göre aracın değerinin yukarıdaki ilkeler ve koşullara göre belirlenmesi gerekir. İlamda yenisi ile değiştirilmesine karar verilen ayıplı aracın teknik donanımını gösteren bilgi, belge ve varsa donanımı gösteren araca ait kitapçık taraflardan temin edilerek, yine varsa aynı marka haciz tarihinde (0) km modelin; aynı marka araç üretilmiyorsa muadili bir aracın teknik donanımlarına göre farkları tespit edilip, bu farkların ekonomik değeri mahsup edilerek haciz tarihi itibari ile aracın değerinin belirlenmesi ile oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporu ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.