YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12277
KARAR NO : 2017/13753
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu, takipten geriye doğru 10 yıllık nafaka alacağı dışındaki ilam alacağının zamanaşımına uğradığını nafaka borçlarının takipten önce ödendiğini belirterek icra emrinin iptalini istemiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda “Talebin kısmen kabulüyle, takip tarihi itibariyle dosya borcunun 5.426,67-TL 9 yıl 16 ay asıl nafaka alacağı, 2.709,81-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 8.186,48-TL olduğunun tesbiti ile fazla kısım yönünden icranın geri bırakılmasına, fazlaya dair talebin reddine” karar verilmesi üzerine, hüküm borçlu asil tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, borçlunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- İİK’nun 33/1. maddesinde; icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce res’en yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş, yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icranın geri bırakılmasına karar verileceği hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; icra takibinin dayanağı … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/1883 esas, 2000/2208 karar ve 21.12.2000 tarihli ilamında; müşterek çocuk …. lehine 50,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir. İlam alacaklısı…. adına … Bankası …. iban nolu hesaba yapılan ödemelerin, aksi alacaklı tarafından iddia ve ispat olunmadıkça nafaka ödemesi olarak kabulü gerekir.
Bu durumda mahkemece; mahsubu gereken takip öncesi nafaka ödemelerine ilişkin … Bankası…. nolu hesaba ait hesap ekstrelerinin celbi ile gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu asilin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKnun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.