YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26763
KARAR NO : 2017/19555
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 12.06.2008-02.09.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram genel tatil, hafta tatili, fazla çalışma ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
C) Bozma Kararı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı ve davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 20.11.2014 tarih ve 2014/9302 Esas 2014/20569 Karar sayılı ilamı ile tarafların temyizi üzerine ücretin belirlemesi ve fazla çalışma hesabı açısından bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan ve hükme esas alındığı anlaşılan 01.03.2017 tarihli Bilirkişi Raporu dosya kapsamına ve bozma ilamına uygundur. Ancak mahkemece dava dosyasında bozmadan bozmadan önce bir ıslah talebinin olduğu, bir kısım alacaklarda talebin kabul gören rapordakinden dahi fazla olduğu anlaşıldığı halde, mahkemenin karar gerekçesindeki “…. ancak hesaplanan miktarın talep edilen miktardan fazla olduğu ve davacının ıslah talebi olmadığı, ıslah talebi olsa dahi bu konuda Yargıtay İ.B.G.K’nın 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair kararının mevcut bulunduğu ayrıca davacının dava açarken fazlaya dair haklarını saklı tuttuğu ve ek dava açma hakkının bulunduğu hususları da dikkate alınarak” gerekçesiyle talep edilen, ıslah edilen ve hesaplanan dengesi karşılaştırılmadan hiçbir hukuki dayanağı olmadığı halde önceki kararın tekrar edilmesi hatalıdır.
Bozma kararı tarafların her ikisinin de lehine hükümler içermektedir. Bu nedenle mahkemece dava dilekçesindeki talep, bozmadan önce yapılan 30.01.2013 tarihli ıslah ve 01.03.2017 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek talep aşılmadan her bir talep hakkında hüküm kurmaktır. Bu nedenle mahkemenin dosya kapsamına ve oluşa uymayan kararın bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.