YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2037
KARAR NO : 2017/22445
KARAR TARİHİ : 06.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nun 158/1-j,168/2,62,52,52/4, 58/6 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve O yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-O yer Cumhuriyet Savcısının mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelemede :
O yer Cumhuriyet savcısının, 13.12.2012 tarihinde verilen hükmü, bir haftalık süre geçtikten sonra 19/02/2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanığın mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelemede :
Sanığın, şizofreni hastası olan ve vesayet altına alınan abisi mağdur … ile birlikte … Şubesi’ne giderek … adına kredi başvurusunda bulunmasını sağladığı,kredinin onaylanması ile bankaca yapılan kesintiden arta kalan 9.400-TL’nin kısıtlı mağdurun imzası karşılığında banka tarafından sanığa teslim edildiği, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanığın, kredi kartı borçlarından dolayı abisi olan mağdur … adına çekildiğini,bu paranın bir kısmının abisine harcandığı, bir kısım ödemeleri kendisinin yaptığını, ödeme yapamaması üzerine başlatılan icra takibi dosyasına kefil olup, ödeme taahhüdünde bulunduğu, dolandırıcılık kastının olmadığına ilişkin savunmaları, kredi taksitlerini ödemeye başladığına ilişkin banka dekontları, katılan beyanları, tanık anlatımları ve dosya kapsamı ile olayda bankanın araştırmasını engelleyecek herhangi bir hile ve aldatma yapılmadığı da birlikte değerlendirildiğinde, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemek kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesisi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k), (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin önce temel cezanın uygulama maddesine göre eksik olarak belirlenmesi, daha sonra, verilecek cezanın haksız menfaatin iki katından az olamayacağı gerekçesiyle, adli para cezasının doğrudan haksız menfaatin iki katı olarak belirlenmesi suretiyle adli para cezası tayini,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 06/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.