Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2017/12951 E. 2017/13104 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12951
KARAR NO : 2017/13104
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın asli müdahilin davasının kabulüne, davacının davasının reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR

Davacı üçüncü kişi vekili, 30.01.2009 tarihinde haczedilen menkullerden …tezgâhının finansal kiralama şirketinden alındığını ve haczedilemeyeceğini, diğer ikisinin ise başka firmalardan fatura ile satın alındığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiş, daha sonra …tezgâhı yönünden davanın finansal kiralama şirketine ihbarına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Müdahil davacı vekili, istihkak davasının kendilerine ihbar edildiğini, dava konusu …torna tezgâhının mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, üçüncü kişinin ise sadece finansal kiralama sözleşmesi gereğince ve kiracı sıfatı ile mahcuzu elinde bulundurduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, haczin çevreden sorulup borçlu …’ya ait olduğu tespit edilen yerde borçlunun ve eşinin huzurunda yapıldığını, davacı şirketin alacaklıdan mal kaçırmak için paravan olarak kurulduğunu, borçlu ve eşi arasındaki boşanmanın da muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ve borçlu şirketler arasında ortakları arasındaki akrabalık bağı nedeni ile organik bağ bulunduğu, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığı, mahcuzların müdahilin sunduğu finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kaldığının tespit edildiği gerekçesi ile üçüncü kişinin davasının reddine, müdahilin davasının kabulüne karar verilmiş; kararın 3. kişi vekilince temyizi üzerine Yargıtay …..Hukuk Dairesi’nin 11.02.2013 tarih, 2012/7601 Esas-2013/1340 Karar sayılı ilamı ile;”…… 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde takip alacaklısı tarafından takip borçlularına karşı haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine dayalı dava açılmış, yargılama sonucunda 11.06.2008 gün, 2007/122–2008/331 sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, buna ilişkin hüküm, Yargıtay …. Hukuk Dairesi’nin 26.01.2011 gün, 2010/853–2011/807 sayılı ilamı ile “davalı …’nın ıslah yolu ile takas ve mahsup talebinde bulunduğu Mahkemece bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği bununla ilgili değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş, bunun dışında kalan diğer temyiz itirazları ise reddedilmiştir.
Davalı borçlunun, alacaklı hakkında … 16. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2009 ve … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/3231 sayılı Takip dosyaları üzerinden başlatılan icra takipleri sırasında 03.04.2009 tarihli yazılı başvuru ile takas talebinde bulunulmuştur. İcra Müdürlüğü tarafından talebin reddine dair verilen karara yönelik şikâyet başvurusu ….. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27.04.2009 gün, 531–623 sayılı kararı ile reddedilmiş; buna ilişkin hüküm, Yargıtay Yüksek …. Hukuk Dairesi’nin 17.11.2009 gün, 15486–22724 sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan inceleme sonucunda bu kez şikâyet başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Haksız rekabetten doğan tazminat davası ile ilgili verilecek kesinleşmiş Mahkeme kararının sonucu ile takas talebi uyarınca yapılacak işlemlerin sonucu istihkak davası sonucunda verilecek kararı etkileyecek mahiyettedir. Mahkemece yukarıda değinilen Ticaret Mahkemesi kararının kesinleşmesi ve takas talebine yönelik başvurunun sonucunun beklenmesi gerekirken, işin esasına yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur…”gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece hükmüne uyulan yargılama sonunda, İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, bu yasal karinenin, aksinin davacı 3. kişi tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile 3. kişinin davasının reddine ve müdahilin davasının kabulüne karar verilmiş karar 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı “istihkak” iddiasına ilişkindir.
1-17.Hukuk Dairesinin 11.02.2013 tarih,2012/7601 Esas-2013/1340 Karar sayılı bozma ilamında değinilen takas mahsup taleplerine ilişkin, talepte bulunan borçlu …’nın yargılama sırasında vefat ettiğine ve mirasçıları tarafından mirasının reddedildiğine,bu yönü ile Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre davacı 3. kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine;
2- Davacı 3. kişi vekilinin, asli müdahilin kabulüne karar verilen davası yönünden, davacı 3. kişi şirketin davalı alacaklı şirket ile birlikte mahkeme masrafları ve vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu tutulmasına yönelik temyiz itirazlarına gelince;davacı 3. kişinin finansal kiralama sözleşmesine konu mahcuz yönünden açtığı istihkak davasında davanın ihbarını talep ettiği,….asli müdahale dilekçesinde, davalı taraf olarak alacaklıyı gösterdiği ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı alacaklıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği 3.kişinin asli müdahilin davasında taraf olmadığı, bu nedenle 3. kişinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru değil ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asli müdahilin davası yönünden hükmün 2. fıkrasındaki “….ile davacı Kayra Kalıp Makine A,Ş’den müteselsilen..” ibaresinin,yine asli müdahilin davası yönünden hükmün 3. fıkrasındaki “.. Kayra Kalıp Makine A,Ş’den..” ibaresinin çıkartılmak suretiyle HUMK 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.