Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8612 E. 2017/6150 K. 14.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8612
KARAR NO : 2017/6150
KARAR TARİHİ : 14.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2015/207-2015/1016 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında 28/06/2007 tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davalının da 3. kişi olarak taşınmazları üzerinde müvekkili lehine ipotek tesis ettiğini, acentenin sözleşme kapsamında edimini yerine getirmemesi nedeniyle ihtarla acentelik ilişkisinin feshedildiğini ve davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının sadece ipotek borçlusu olup, borçtan şahsen sorumlu bulunmadığını, TMK’nın 887. m. uyarınca ipotekli takibe girişilmeden önce asıl borçlu ile birlikte borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusuna da ihtarat yapılması takip ve dava şartı olduğundan davalıya çıkartılan 24/01/2013 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edilemediğine ilişkin şerh bulunduğundan TMK’nın 887. m. gereğince davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı, usulüne uygun yapılmış bir takibin bulunmadığı gerekçesiyle, HMK’nın 114/2 ve 115. m. uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 2004 sayılı İİK’nın 148/a maddesi uyarınca, ”İpotek sözleşmesinin tarafları veya ipotekli taşınmazı daha sonra satın alanlar ya da bunların halefleri, tapu sicili müdürlüğüne yurt içinde bir tebligat adresi bildirmek zorundadırlar. Aksi takdirde ilgililerin tescil talebi, tapu sicili müdürlüğünce reddolunur. Adresin değiştirilmesi tapu sicil müdürlüğüne bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bildirilmemesi halinde tebligatların eski adrese ulaştığı tarih tebellüğ tarihi sayılır.” Bu itibarla, gerektiğinde ihtarın tebliğine dair tebliğ mazbataları da getirtilip, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmiş sayılıp sayılamayacağı hususunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.