YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4079
KARAR NO : 2017/6207
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/12/2015 tarih ve 2014/504-2015/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … menşeli, dünyanın en büyük saat grubu … … bağlı olan şirketin, … markalı ürünlerini ilk olarak 1959 yılında piyasaya sunduğunu, tanınmış bir marka haline geldiğini, …-… ibareli 14.sınıf ürünleri içeren 2006/28322, … … … ibareli 14. sınıf ürünleri içeren 2008/13476, … … … ibareli 14.sınıf ürünleri içeren 2008/13470, … … … ibareli 14.sınıf ürünleri içeren 2008/13467, … … … ibareli 14. sınıf ürünleri içeren 2008/13469, … … … ibareli 14.sınıf ürünleri içeren 2008/13468, … … … ibareli 14. sınıf ürünleri içeren 2009/7800, … …+ŞEKİL ibareli 14.sınıf ürünleri içeren 2013/83747 sayılı ve benzer bir çok benzer markaların sahibi olan müvekkilinin, 16.06.2013 tarihinde “…+ŞEKİL” ibareli 14. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/69593 kod numarası verilen marka tescil başvurusunun Resmî Marka Bülteni’nde ilân olunduğunu, bunun üzerine davalı şirketin … …+ŞEKİL ibareli 3, 9, 14, 18, 25 ve 35.sınıf ürün ve hizmetleri içeren 21.10.2011/83731 ve … … ibareli 3, 9 ve 14.sınıf ürünleri içeren 29.04.2010/28342 sayılı markalarına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, Markalar Dairesi tarafından itirazın kabul edilerek müvekkili marka tescil başvurusunun reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, YİDK’nın 2014/M-13231 sayılı kararıyla müvekkili itirazını ve marka tescil başvurusunu reddettiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, görsel, sescil, anlamsal, biçimsel, düzenleme, renk ve kompozisyon olarak başvuru konusu müvekkilinin çok tanınmış markasını içeren işaret ile davalı markaları arasında iltibasa sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını, sunulan ürün ve hizmetleri tercih edecek kişilerin niteliği ve satın alma için ayıracakları süre, gösterecekleri dikkat ve özen nazara alındığında iltibas doğmasının olanaksız bulunduğunu ifade ederek, başvurularının reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvuru konusu “…+ŞEKİL” ibare ve biçimli işaretle, redde mesnet alınan “… …+ŞEKİL” ve “… …” ibareli markaların kapsamlarındaki ürün ve hizmetlerin aynı tür olduğunu, görsel, sescil ve anlamsal olarak bütünü ve bıraktığı izlenim itibarı ile ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduklarını, 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca başvurunun reddinin zorunlu olduğunu, ret kararının hukuka uygun olduğunu, başvurunun kötüniyetli olduğunu ve haksız rekabet yaratacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının “…+ŞEKİL” ibareli başvurusuyla davalının “… …+ŞEKİL” ve “… …” ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, marka ve başvuru konusu işaretin bir bütün olarak korunabileceği, kapsamları aynı tür ürün ve hizmetleri içerse de, işaretlerin birbirinden oldukça uzak derecede farklı oldukları, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu emtialar için ayırdığı satın alım süresi içinde, “…+ŞEKİL” ibareli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun “… …+ŞEKİL” ve “… …” ibareli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, bunun sonucunda “… …+ŞEKİL” ve “… …” markasıyla sunulan ürün ve hizmetleri satın almak isterken “…+ŞEKİL” ibare ve biçimli başvuru konusu işaretle sunulan ürün ve hizmetleri satın alma biçiminde bir yanılgıya düşmeyeceği, başvuru konusu işaret ile davalı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretle sunulan mal ve hizmetlerin, davalı markayla hizmet ve ürün sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, başvurunun kötüniyetli olduğu veya haksız rekabet yarattığı konusunda herhangi bir emare bulunmadığı, ayrıca davacının öteden beri son başvuru konusu mal ve hizmetleri de içerecek biçimde kullandığı, işletmesi ile özdeşleşmiş asli unsurlarını içeren, işletmesel köken itibariyle önceki tescilli markaları ile bağlantılı olduğu mesajını açık biçimde veren, önceki markaların serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmayan, asli unsur yanında bazı ekler de içeren yeni ve seri bir marka tescil ettirme hakkının bulunduğu, başvurunun davalı markalarına değil, davacının önceki tarihli markalarına benzer olduğu, başvuru konusu işaretin davacının öteden beri son başvuru konusu mal ve hizmetleri de içerecek biçimde kullandığı, tetkikatın tescil belgelerinde bulunan işaretin orijinal hâline göre gerçekleştirilmesinin gerekmesi ve tescilden sonra fiili kullanıma konu edilecek işaret ve ambalaj kompozisyonlarını içermemesi karşısında kurum kararının hukuka uygun olmadığı düşüncesiyle davanın kabulüyle, TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.