YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4292
KARAR NO : 2017/16068
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; ödenmeyen kira alacaklarının tahsili için borçlu aleyhine haciz ve tahliye talepli icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, yapılan itirazın yersiz ve haksız olduğunu belirterek itirazın kaldırılması ile davalının mecurdan tahliyesi talep edilmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmın kabulüne 2.915,45 TL asıl alacak ile fazla işletildiği anlaşılan 2.696,81 TL faiz olmak üzere toplam 5.612,26 TL ‘lik miktara ilişkin itirazın kaldırılması davasının reddine, 215.716,26 TL’lik alacağa ilişkin davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kaldırılarak bu miktar yönünden takibin devamına ve tahliye isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı, vekili aracılığı ile verdiği itiraz dilekçesinde alacaklı idare ile kiracılık ilişkisinden kaynaklı bir borcu olmadığını belirterek itirazda bulunmuş, asıl alacağa ilişkin miktara itiraz etmemiş, faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürülerek faiz oranına itiraz etmiştir. Mahkemece asıl alacağa yönelik itirazın kaldırılması talebinin, bu yönde bir itiraz olmadığından kabulü gerekirken 2.915,45 TL asıl alacak bakımından itirazın kaldırılması talebinin reddi ile esas hakkında karar verilirken ne miktar asıl alacak ne miktar faiz yönünden itirazın kaldırıldığı belirtilmeden HMK 297/2 maddesine uygun olmayacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.