YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6861
KARAR NO : 2017/14644
KARAR TARİHİ : 07.11.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kayyım vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı asıl … dilekçesinde, 90 parsele kayıtlı taşınmazın tapu maliki görünen … mirasçılarına ulaşılamadığı için kayyım atandığını, kayyım atanan kişinin kendisinin anneannesi olup buna ilişkin mirasçılık belgesininde bulunduğunu, kayyım tayin edilen taşınmazın satılarak paranın kayyımlık bürosu hesabına aktarıldığını, para ile ilgili alacak talebinin kayyımlık bürosu tarafından kayyımlık kararının kaldırıldığına ilişkin herhangi bir karar bulunmadığından reddedildiğini açıklayarak kayyımlık kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde talebin kabulü ile 25/01/2002 tarih 2001/398 Esas, 2002/49 Karar sayılı ilamı ile verilen kayyım kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde kayyım vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddesi ve 3561 sayılı Yasa uyarınca taşınmaz maliki olan adresi ve kimliği belli olmayan kişiye atanan kayyımlık karararının kaldırılması istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.
Somut olayda; mahkeme duruşma ve araştırma yapmaksızın karar vermiştir. Kayyımlık kararının kaldırılmasına yönelik taleplerin evrak üzerinde incelenerek karara bağlanacağına dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Mahkemece yapılacak iş; duruşma açılmak suretiyle basit yargılama usulü uygulanarak taraflara delillerini sormak, gösterdikleri takdirde delillerini toplamak ve oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. Bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle kayyım vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMKnun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2,20 TL harcın temyiz edenden alınmasına 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.