YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13111
KARAR NO : 2017/15200
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Borçlu vekili, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, dayanak ilam alacaklısı Nafiye Tan olmasına rağmen takibin müşterek çocuk … tarafından başlatıldığını ve çocuğun reşit olduğu tarihten itibaren nafaka talep edilemeyeceğini belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, “Davanın kısmen kabulü ile, Anadolu 9.İcra müdürlüğünün 2014/15817 E. sayılı dosyasında fazla istenen 5.400,00 TL nafaka alacağı ile 686,94 TL işlemiş faize yönelik takibin iptaline, ilamlı icrada tazminat verileceği yönünde hüküm bulunmadığından davacının tazminat talebinin reddine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,” karar verilmiş, hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Boşanma veya ayrılık vukuunda, çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf, gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür (TMK. md. 182). Bu madde uyarınca, ilamda hüküm altına alınan iştirak nafakasının alacaklısı, müşterek çocuk olmayıp, velayet hakkı kendisine verilen eştir. Velayet hakkı küçüğün reşit olması ile sona ereceğinden, bu tarihte iştirak nafakasının da sona ereceği tabidir. Ancak çocuğun reşit olduğu tarihe kadar ödenmeyerek biriken nafaka alacağı bulunduğu takdirde, velayet hakkı kendisine verilmiş olan eş tarafından çocuğun reşit olduğu tarihten sonra da bu alacak takibe konu edilerek ödenmesi istenebilir.
TMK’nun 328. maddesine göre de, anne ve babanın çocuğuna bakma mükellefiyeti onun reşit olmasıyla sona erer. Küçük reşit olduktan sonra eğitimine devam ediyorsa bu takdirde, yeni bir dava açarak yardım nafakası talebinde bulunabilir. Küçük reşit olduğu tarihte, hükmedilen iştirak nafakası kendiliğinden sona erer.
Somut olayda; … 2. Aile Mahkemesi’nin 2005/991 Esas, 2005/1088 Karar sayılı ilamına istinaden … Anadolu 9. İcra Müdürlüğü’nün 2014/15817 sayılı takip dosyasında velayeti anne Nafia’ya verilen müşterek çocuk Melisa alacaklı sıfatı ile ilam gereği birikmiş ve işleyecek nafaka talebinde bulunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere iştirak nafakası alacaklısı velayet hakkı kendisine verilen eş olup reşit olan müşterek çocuğun birikmiş iştirak nafakası alacağını takibe koyma hakkı ve sıfatının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece takibin iptaline karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.