Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/14636 E. 2017/17504 K. 06.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14636
KARAR NO : 2017/17504
KARAR TARİHİ : 06.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan …. Turizm Taş. İnş. Pet. Ürünleri Tem. ve Gıda San. Dış Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 1998 yılında davalılar nezdinde çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının emekli olmak sureti ile ayrıldığı 12/08/2013 tarihine kadar sürdüğünü, son ücretinin net 1100,00 TL olduğunu, kıdem tazminatının davacıya fesihten sonra ödenmediğini, davacının ilk işe girdiği tarihten itibaren 2010 yılına kadar haftanın yedi günü 9 saat üzerinden çalışma yaptığını, 2010 yılından sonra ise emekli olana kadar haftanın altı günü çalıştığını, davacının çöp arabasında görev yaptığını, çalışırken ara dinlenmesi kullanmadığını, ayrıca haftanın 4 günü halk pazarı temizliği işinde akşam 19.00-20.00 ile 24.00 arasında çalıştığını, bu çalışmasının karşılığının ödenmediğini, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına rağmen bunların karşılığının da ödenmediğini, çalıştığı süre içerisinde yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı …. Turizm Ltd. Şti. vekili, davacının dürüst davranma ve doğru söyleme yükümlülüğüne aykırı davrandığını, son ücretinin brüt 1.379,03 TL olduğunu, 06/08/2013 tarihinde emekli olduğunu ve kendisine 3.443,91 TL kıdem tazminatı ödendiğini, bunun karşılığında müvekkili şirketi ibra ettiğini, ibra sözleşmesinin fesihten 42 gün sonra yapıldığını, davacının fazla çalışma alacağı ve genel tatil çalışma alacağı hakkının da bulunmadığını, davacının bu yönü ile de müvekkili şirketi ibra ettiğini, davacının talepleri ile ilgili zamanaşımı süresinin geçtiğini, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, kullanmadığı izinlerinin ücretinin 2013 yılı Ağustos ayı bordrosunda 643,54 TL olarak yansıtıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, davacının işvereninin Belediye olmadığını, davacının çalıştığı firmaların müteahhit firmalar olduğunu, asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, taşeron ilişkisinden söz edebilmek için işin bir kısmının ihale edilmiş olması ve ihale edenin de aynı işte işçi çalıştıran işveren olması gerektiğini, işin tamamı ihale ediliyorsa bu durumda ihaleyi alan kişinin müteahhit kabul edilmesi gerektiğini, davacının çalıştığı firmanın temizlik işinin tamamını devraldığını, 5 yıldan önceye dayanan taleplerin zamanaşımına uğradığını ve faiz talebinin de yasal olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı …. Turizm Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … Turizm Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı tanıklarından….’nin normal mesaide 1 saat ara dinlenmesi yapıldığını açıklamasına rağmen, davacının 08.00-16.00 saatleri arasında yapılan normal mesaideki ara dinlenmesinin 1 saat yerine yarım saat kabulü hatalıdır.
3-4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır. Böyle bir bildirim yoksa, hüküm altına alınan kıdem tazminatı alacağına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı yaşlılık aylığı bağlanıp emekli olarak davalı işyerinden ayrılmıştır. İş akdinin emeklilik ile sonlanmasına nazaran faizin başlangıç tarihinin, yaşlılık aylığı için işçi tarafından bağlı bulunduğu Kurum yada sandıktan alınan tahsise yada tahsis yapılacağına dair yazı işverene bildirilmişse bu tarih, bidirilmemiş ise dava tarihi olması gerekirken, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14. maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendine aykırı olacak şekilde, kıdem tazminatına uygulanacak faizin başlangıç tarihinin fesih tarihi olarak kabul edilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.